1993 yılında Diyarbakır’da doğan Süleyman Dalğın, 2016 yılında Dicle Üniversitesi Resim-İş Öğretmenliği bölümünden mezun olmuştur. Sanatla iç içe geçen yıllarının ardından edebiyata yönelmiş, özellikle roman türünde kalem oynatmaya başlamıştır.
Anlatımında insan psikolojisine, iç çatışmalara ve atmosfer kurulumuna özel önem veren yazar, özellikle hayatta kalma, aidiyet ve insan doğasının sınırları gibi temaları işlemektedir. Edebiyata olan ilgisini, görsel sanatlar geçmişiyle birleştirerek anlatılarına sinematografik bir derinlik katmayı hedeflemektedir.
"Ortusolis" adlı ilk romanında, kıyamet sonrası buzla kaplı bir dünyada hayatta kalmaya çalışan insanların içsel mücadelelerini, topluluklar arası çatışmaları ve insan iradesinin sınandığı bir yolculuğu konu edinmiştir. Roman; kayıplar, sadakat, intikam ve umut ekseninde, karla örtülü bir distopyada geçmektedir.
“Ortusolis” ile insanın doğaya karşı verdiği mücadeleyi anlatan Süleyman Dalğın, ikinci romanı “Yapay Duygular”da bu kez insanın kendi iç dünyasıyla olan çatışmasını ele alır. 2080 yılında yaşayan Oryus’un, yapay zekâsı ERA’nın keşfettiği 1916 yılına ait bir kadına ait anı defteriyle kurduğu bağ; zamanın ötesine uzanan duyguları ve yalnızlığı yeniden sorgulamasına neden olur.
Siz hiç yolculuğun ve amaca ulaşmanın büyüsüne kapıldınız mı Göksel Hanım? Ne kadar zorlu olursa olsun ne kadar kayba neden olursa olsun bir kez büyüsüne kapıldın mı sonuca değmese dahi onun verdiği o gaye, işte o gaye seni sonuna kadar götürür.