Biz de depresyona girecektik ama ayakkabımızı çalarlar düşüncesiyle girdiğimiz cuma namazları geldi aklımıza, sonra vazgeçtik.
Hem annemizin de haberi yoktu.
Haliyle, akşam ezanından önce evde olmamız gerekiyordu.
Çok insan tanıdım, cok insan tarafından vazgeçilmez dost sayıldım.
Öyle sıcak davrandılar ki,üzüldüğümde üzüldüler sandım.
Sonra ne mi oldu?
Bu dostların hepsi gitti.
Rabbim,beni insanlardan körü,
İnsanlardan uzak tutma ama koru.
Onlar yarattığın kalbi kırıyorlar.
Küçük bir özrü çok görüp, kibirlerine köle oluyorlar.
Özür dilemek yerine, haksızlıklarını yüksek sesle söylüyorlar.
İçindekileri,kalbimdekilieri ve dilimin ucuna gelen kelimeleri,söylemek istiyorum,söylemek rahatlamak.
Belki de o yüzden yazıyorum, belki konuşacak kimseyi bulamadığım için.
Bilmiyorum.
Gün geçtikçe biraz daha ağırlaşıyor bu kalp bu bedene,
gün geçtikçe biraz daha yitiriyorum kendimi,kendimle.
Kaç yazı sonra iyileşirim?
Kaç yazıdan sonra...