Pendname yani "Öğütler Kitabı"
Farklı başlıklar altında insan hayatını iyileştirmeye odaklı öğütler içeren çok kıymetli bir eser.
Bir çok konuya, bizi derinlerden zehirleyen küçük dokunuşlara parmak basıyor yazar bu eserinde. Ama özellikle bu konuların hepsinin içinde bir tanesine sıkça teması hiç eksik etmemiş. Susmak..
İnsanın baş ağrısının en temel sebebinin diline olan hakimiyetsizliği noktasında ısrarla duruyor. Nefisle savaşmanın yollarından sayıyor üstad ve susma hançeri diyor.. bu üstünde uzun süre tefekkür etmeye değer bir betimleme oldu doğrusu.
Biz biliriz ki haksızlık karşısında susan hakka hürmetsizlik etmiş olur.
"İnsanlara daima yumuşak ve yerinde söz söyle." diyerek bütün bu suskunluk uyarılarının altına ince bir çizgi çekmiş oluyor. Hakikati konuşurken, hakikati incitmeyecek bir üslup bu istenilen..
Bu öğütler içimizde bir yolculuğa çıkartacak bizi;
Kalbini asla kıskançlıkla kirletme,
Yalan ve gıybet dilini kirletmesin,
Amellerin riyadan uzak olsun,
Bedenini Allah'ın yasakladığı haramlarla kirletme..
Hep temizlik, hep kirlilikten uzaklık öğüdü. Efendimiz (sav) ne buyuruyor:
"Allah güzeldir, güzelliği sever ve temizdir temizliği sever.."
Riyadan uzakta iman mumu parlar, gıybetten yalandan arınmış insanda iman mükemmel ve kusursuz kalır, haramlarla kirlenmeyen ruh yücelere erer..
Gösterişten kaçma, yoksulluk ve sabır, dünya hırsı, misafire ikram, cömertliğin önemi, mutluluk getiren şeyler.. böyle yetmişe yakın konu başlığı barındıran zengin bir eser bu. Her kütüphanede bulunması elzem bir değer.
Tavsiye eder, keyifli bol istifadeli okumalar dilerim.
Herkese merhabalar, öncelikle bütün iyi ve kötü yorumlarınız benimle paylaşırsanız çok müteşekkir olurum.
Büyük umutlarla okumaya başlayıp sonrasında hüsranla biten bir kitap. Kadınlara yönelik sık sık aşağılayıcı cümleler kurup ve kadınları, insanları (daha doğrusu erkekleri) kötülük batağına çekeceğine, onlardan uzak durulması gerektiğinden kitapta söz ediliyor. Ayriyeten kitap sadece erkekler için yazılmış gibi sanki müslüman kadınlar yokmuş, onların nasihate ihtiyaçları yokmuşcasına, sık sık"oğul ve adam" kelimelerin kullanılması açıkçası beni rahatsız etti.
Kitap 96 sayfadan ve 78 bölümden oluşuyor. Kitabın içeriği, öğütleri güzel ve doğru noktalara parmak basılmış. Cennete nail olmak, hak yolunu bulmak için nelerden kaçınılması gerektiğini ve neler yapılması gerektiğini anlatılmıştır.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Pendnâme, Ferîdüddin Attâr’ın insanı ahlâken ve ruhen olgunlaştırmayı amaçlayan, tasavvuf merkezli bir öğüt kitabıdır. Eser; nefsin terbiye edilmesi, ölçülü konuşma, sabır, tevazu ve doğruluk gibi erdemleri merkeze alırken kibir, haset, hırs ve gösteriş gibi insanı içten çürüten davranışlardan uzak durulması gerektiğini vurgular. Attâr, dünya nimetlerinin geçiciliğini hatırlatarak insanı kalıcı olana, yani hikmete ve manevi olgunluğa yöneltir. Öğütler sade, doğrudan ve öğretici bir dille aktarılır; amaç okuyucuya teorik bilgi vermekten çok, gündelik hayatta uygulanabilecek ahlâkî bir yol haritası sunmaktır. Pendnâme, kısa hacmine rağmen insanın kendisiyle yüzleşmesini sağlayan, zamana direnmiş bir tasavvuf klasiğidir.
PendnâmeFerîdüddin Attâr · Sufi Kitap · 20212,245 okunma
Tasavvuf klasiklerinden olan İslam öğretileri ve toplum ahlakıyla ilgili öğütler veren bir başucu kitabı ile geldim. Bu kitabı baştan sona 1 kez okuduktan sonra başucunuza koyup ara ara veya her gece açıp rastgele bir sayfayı okumak lazım. Kitabın arkasında yazan şu cümle çok hoşuma gitti ve kesinlikle doğru. “Bu eser, sadece Müslümanlara değil; her din, her mezhep ve her meşrepten bütün insanlığa seslenen insanca yaşama rehberidir.” Bu kitap bize bildiklerimizi ve bildiğimizi sandıklarımızı tekrar anlatmaktadır. Öğütler, kısa, net ve anlaşılır bir şekilde veriliyor. Her biri hayatımızı anlamlı hale getirecek derin manalar içeriyor.
Çeviriyi yapan Cemal Aydın’a ve yayınevine de ayrıca teşekkür etmek lazım. Sadeleştirmesi çok iyi yapılmış ve harika bir çalışma ortaya çıkmış. Bu arada Feridüddin Attar 1200 lü yıllarda yaşamıştır.
Herkesin özelliklede gençlerin bu kitabı muhakkak okumasını tavsiye ederim. Okullarda da okutulması zorunlu bir eser olsa keşke.
Tasavvuf severlerin kitaplığına eklemesi gereken bir kitap. İnsanı bu dünyadan okuduğunuz zaman içerisinde alıp başka yerlere götürüyor ve insanın içinde bir sorgu masası kuruluyor.