·
Okunma
·
Beğeni
·
15
Gösterim
Adı:
Postmodern
Alt başlık:
Felsefe, Edebiyat, Nekahet
Baskı tarihi:
Şubat 2018
Sayfa sayısı:
190
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059203739
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dedalus Kitap Yayınları
Postmodernlik hakkındaki ilk çeviriler 90’larda yayımlandı ve tartışılmaya başlandı. İmkânlar el verdiğince. Tanımlama çabası içinde ya da okura özet aktarma eğilimi içerisinde bulunan makaleler, metinler yayımlandı, elbette. Hatta, kimi bu kavramı ve yöntemlerini anlama uğraşısı yerine “iyileştirme”ye çalıştı. Ancak bu kitap, meseleyi biraz daha “Türkçe”leştirmeye, bu şekilde postmodernliği, postmodern düşünce, edebiyat ve sanatı anlamaya, tartışanları da geniş fakat belirginleştirilmiş bir kavram tayfı ve tartışma sahası içerisinde tahrik etmeye çabalıyor.

​Abdullah Başaran, Postmodern: Felsefe, Edebiyat, Nekahet’te postmodern kuram​ların​ ​bir ​özet​ini geçmektense, galatımeşhur bir ibarenin rehabilitasyonunu yapma​ya​ ve ​postmodernlik diskurunu daha nezih bir şekilde yeniden ele alma​ya çalışıyor​. ​R​ölativizmle, absürdlük, eyyamcılık ve hatta laubalilikle eş tutulabilen bir terim olan “postmodern”e uyguladığı rehabiliteyle birlikte, postmodern düşüncenin, kendi “geleneği” olan ve başka geleneklere de sahip çıkan, çağın getirdiği kurum ve kuruluşların üstanlatılarına karşı gelişen bir “tavır” olduğunu iddia ediyor. Kitabın bu iddiaya dayanarak odaklandığı bir diğer mesele ise, postmodernliğin, zannedildiği gibi “yeni” bir modernlik tarzı ya da “daha iyi” bir gelecek vaat etmekten ziyade, çağa yönelik bu tavrın nasıl geliştirilebileceği ve korunabileceğine dair önerilerini tartışmaya açmak.
Arka Kapak Yazısı (Tanıtım Bülteninden)
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Her ne kadar postmodern durumun kendisi tanımlanmaya dirense de bizim nazarımızda bu tanım daha çok “modern anlatılardan yana tavır almamak” şeklinde özetlenebilir. Bu negatif tanım en nihayetinde postmodernliğin güçlüden değil zayıfdan, hiyerarşiden değil heterarşiden, monotonluktan değil çok seslilikten, aynılardan değil ayrımlardan yana olduğunu gösterir.
O halde düşünce pratiğimizdeki hastalıklı metafizikten kurtularak nekahat dönemine geçtiğimiz postmodern durumda, Deleuze’nin edebiyatı bir sağlık girişimi olarak görmesi daha anlaşılır hale gelmektedir. İlerleme, sistem normallik, adalet, hakikat, sekülerlik ateizm ya da demokrasi gibi modern üst anlatıların altında ezilmiş yorgun ve bitap düşmüş insanın ilacı edebiyattır.
Derrida’nın da belirttiği gibi konuşmakta olduğumuz dil zaten metafizik dildir ve bu dili aşmak imkansızdır. Ancak bu dili aşmaya çalışmak insan hürriyetinin de başladığı noktadır böylelikle sanatçı şair ve yazar kendi çağının sadece bir yansıması olmaktan ziyade artık yeniden vecd halinde hakikati kağıdında, bilgisayarında tuvalinde notalarında ya da sahnesinde konuşturan kişiye dönüşür.
Bilim iman etmeyi de Tanrı’yı inkar etmeyi gerektirmez çünkü tamamen mevcudiyeti kullanmak üzerine kurulu olan pozitif bilimler bizi varlığa ulaştırmaz aksine Heidegger’in de çarpıcı bir şekilde söylediği gibi ancak varlığı unutturabilir.
“Eğer tekerrür mümkünse bu yasanın değil ancak bir mucizenin sayesindedir” diye yazar Deleuze “Fark ve Tekrar”ın henüz başında. Hakikaten de müebbet dönüşler içerisinde kapana kısılmış ne bu çemberden çıkabilecek ne de hayatına sıfırdan başlayabilecek gücü haiz olmayan o aciz mahluk insanın acınası öyküsü ancak ironik bir şekilde biçemlendiğinde ya da kurgulandığında yaşam mucizevi bir şekilde katlanılır hale gelmektedir. Elbet bu katlanılasılık müebbet dönüşlerin acı verici niteliğinin de bir alametidir: var olanların nekahati ızdırap hali.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Postmodern
Alt başlık:
Felsefe, Edebiyat, Nekahet
Baskı tarihi:
Şubat 2018
Sayfa sayısı:
190
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059203739
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dedalus Kitap Yayınları
Postmodernlik hakkındaki ilk çeviriler 90’larda yayımlandı ve tartışılmaya başlandı. İmkânlar el verdiğince. Tanımlama çabası içinde ya da okura özet aktarma eğilimi içerisinde bulunan makaleler, metinler yayımlandı, elbette. Hatta, kimi bu kavramı ve yöntemlerini anlama uğraşısı yerine “iyileştirme”ye çalıştı. Ancak bu kitap, meseleyi biraz daha “Türkçe”leştirmeye, bu şekilde postmodernliği, postmodern düşünce, edebiyat ve sanatı anlamaya, tartışanları da geniş fakat belirginleştirilmiş bir kavram tayfı ve tartışma sahası içerisinde tahrik etmeye çabalıyor.

​Abdullah Başaran, Postmodern: Felsefe, Edebiyat, Nekahet’te postmodern kuram​ların​ ​bir ​özet​ini geçmektense, galatımeşhur bir ibarenin rehabilitasyonunu yapma​ya​ ve ​postmodernlik diskurunu daha nezih bir şekilde yeniden ele alma​ya çalışıyor​. ​R​ölativizmle, absürdlük, eyyamcılık ve hatta laubalilikle eş tutulabilen bir terim olan “postmodern”e uyguladığı rehabiliteyle birlikte, postmodern düşüncenin, kendi “geleneği” olan ve başka geleneklere de sahip çıkan, çağın getirdiği kurum ve kuruluşların üstanlatılarına karşı gelişen bir “tavır” olduğunu iddia ediyor. Kitabın bu iddiaya dayanarak odaklandığı bir diğer mesele ise, postmodernliğin, zannedildiği gibi “yeni” bir modernlik tarzı ya da “daha iyi” bir gelecek vaat etmekten ziyade, çağa yönelik bu tavrın nasıl geliştirilebileceği ve korunabileceğine dair önerilerini tartışmaya açmak.
Arka Kapak Yazısı (Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • aydın türk

Kitap istatistikleri