Akış
Ara
Ne Okusam?
Giriş Yap
Kaydol

Rousseau, Kant, Goethe

Ernst Cassirer

Sözler ve Alıntılar

Tümünü Gör
Rousseau'nun doğa durumunu coşkuyla överken, insanı kültüre yabancılaştırmak, onu yeniden yabanıllığa geri götürmek istemediğini bilir. Voltaire'in çok kaba ve iğneleyici bir ifadeyle dile getirdiği bu türden bir kuşkuya karşı Rousseau'yu açıkça savunur. Kant, "Antropoloji" derslerinde şöyle der: "Rousseau'nun doğa durumunun dışına çıkmayı göze almış insan soyu hakkında yaptığı, hastalık hastası tarzındaki betimlemeyi, yeniden bu duruma, ormanlara geri dönmeyi tavsiye etmesini, onun gerçek görüşü olarak kabul edemeyiz. Onun yazıları ... aslında insanın yeniden doğa durumuna dönmesini değil, şimdi bulunduğu durumdan oraya geri bakmasını ister."
Kant'ın düşünür ve yazar olarak kariyeri de bu karakter özelliğinin izini taşır. En baştan itibaren kendine bir hedef seçer ve belirli hir yoldan gitmeye karar verir. Yayımladığı ilk yazıda : " İzleyeceğim yolu çoktan çizdim. Yürümeye başlayacağım ve hiçbir şey beni yolumdan alıkoyamayacak" diye yazar. Yirmi yaşındayken söylediği bu sözlere uygun davranmıştır
Reklam
İnsan haklarının zafer kazanmasına yardım etmeyi beceremezsek, insanın mutluluğu hayali yitip gidecektir.
Sayfa 26 - İş BankasıKitabı okudu
Yalnızca şairlik mi doguştan gelir? Filozoffuk da ondan farklı degildir, Nihayetinde bütün hakikat yalnızca oluşturulur, gönül gözüyle.
Sayfa 110Kitabı okudu
Mülteci degil miyim ben, evsiz barksız? İnsanlıktan cıkmış, amacsız ve huzursuz, Sanki kayadan kayaya düşerken uguldayan bir su, Hırsla, öfkeyle, uçuruma dogru?(Faust'un sözleri)
Bu bakımdan da dışsal bağlanmaya hiçbir şekilde tahammülü olmayan ve diyaloglarından birinde, kendisine sürekli zamanı ve saati hatırlatmasın diye saatini fırlatıp atmaya karar verdiği anı mutlu an olarak betimlemiş olan Rousseau ile Kant arasında ne büyük tezat vardır. "Tanrıya şükürler olsun, diye bağırdım o tutku dolu neşe patlaması anında, şimdi artık günün hangi saati olduğu￾nu bilmem gerekmeyecekti. "
Reklam
Rousseau "Economie politique" adlı makalesinde şöyle sorar: "Nasıl oluyor da, insanlar Üzerlerinde onlara emreden biri olmadığı halde itaat ediyorlar, bir efendileri olmadığı halde hizmet ediyorlar, nasıl oluyor da içlerinden her biri bariz bir baskı altında, özgürlüğün ancak başkalarına zarar verebilecek parçasını kaybedecek şekilde özgür olabiliyor? Bu mucize şeyler, yasanın işidir. İnsanlar adaleti ve özgürlüğü sadece yasaya borçludurlar. İnsanlar arasındaki doğal eşitliği hakkaniyet içinde yeniden kuran, ortak iradenin bu şifa verici organıdır. Her vatandaşa kamusal aklın buyruklarını ileten, ona kendi yargısının ilkelerine göre eylemesini ve kendi kendisiyle çelişkiye düşmemesini öğreten, bu ilahi sestir. "
100 öğeden 11 ile 20 arasındakiler gösteriliyor.