Ruhisar (Denize Dair Hikâyat)

·
Okunma
·
Beğeni
·
224
Gösterim
Adı:
Ruhisar
Alt başlık:
Denize Dair Hikâyat
Baskı tarihi:
Haziran 2014
Sayfa sayısı:
270
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750515545
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Onu gördü. Her halinden hayli kibar ve nahif genç bir kız olduğu belliydi. İçeri girdi, yürüdü, ortada pencere kenarına oturdu. Yüzü pamuk kadar beyazdı. Alagarson kesilmiş siyah saçının önündeki perçem turkuvaz boyalıydı. Yüzünü hafif kavisli uzun burnu bütünlüyordu. Gözleri ışıltılıydı. İçerisinin loş ışığında, göz bebeklerinin anlaşılmaz rengi, ilgisiz bir insanın bile gözüne çarpabilirdi.

Sanki renk bombası patlamış da sarı, mavi, yeşil renkler iç içe irisinden fışkırmıştı. Yakından bakanların hemen fark edebileceği cümbüşteki renkler şekerci dükkânının vitrini gibiydi: pamuk helva pembesi, fıstık yeşili, badem ezmesi sarısı...

Süt liman ve buhar tüten deniz, yosun kokan acılar, koltuklanmış sandallar, huzursuz akçakuşlar... Balıklar Mezarlığı, gasilhane, cami altı kahvesi... Paşa ruhunu arıyor, neredesin Pelagia?...

Vecdi Çıracıoğlu, “Denize Dair Hikâyat” üçlemesinin ikinci kitabında Ruhisar’ı anlatıyor. Ateşböcekleri par par uçuşuyorlar. Küpeşte, borda, karina... Ruhisar, kıyıda denizcisini bekliyor. Alesta! Ruhisar, deniz kokuyor...
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ruhisar
Alt başlık:
Denize Dair Hikâyat
Baskı tarihi:
Haziran 2014
Sayfa sayısı:
270
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750515545
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Onu gördü. Her halinden hayli kibar ve nahif genç bir kız olduğu belliydi. İçeri girdi, yürüdü, ortada pencere kenarına oturdu. Yüzü pamuk kadar beyazdı. Alagarson kesilmiş siyah saçının önündeki perçem turkuvaz boyalıydı. Yüzünü hafif kavisli uzun burnu bütünlüyordu. Gözleri ışıltılıydı. İçerisinin loş ışığında, göz bebeklerinin anlaşılmaz rengi, ilgisiz bir insanın bile gözüne çarpabilirdi.

Sanki renk bombası patlamış da sarı, mavi, yeşil renkler iç içe irisinden fışkırmıştı. Yakından bakanların hemen fark edebileceği cümbüşteki renkler şekerci dükkânının vitrini gibiydi: pamuk helva pembesi, fıstık yeşili, badem ezmesi sarısı...

Süt liman ve buhar tüten deniz, yosun kokan acılar, koltuklanmış sandallar, huzursuz akçakuşlar... Balıklar Mezarlığı, gasilhane, cami altı kahvesi... Paşa ruhunu arıyor, neredesin Pelagia?...

Vecdi Çıracıoğlu, “Denize Dair Hikâyat” üçlemesinin ikinci kitabında Ruhisar’ı anlatıyor. Ateşböcekleri par par uçuşuyorlar. Küpeşte, borda, karina... Ruhisar, kıyıda denizcisini bekliyor. Alesta! Ruhisar, deniz kokuyor...

Kitap istatistikleri