Size altı çizilesi satırlardan oluşan bir kitaptan bahsedeceğim bugün...
Bu topraklarda yaşayan yedi Mitras gelininin hikayesi bu. Oldukça dramatik ve etkileyici bir şekilde başlayan kitapta yedi özel kadının yaşamlarına tanıklık ediyoruz. Her kadın kusursuz bütünlüğün eşsiz bir parçası. Her biri kendi döneminin adalet elçisi diyebiliriz. Kimi zaman aşktan, kimi zaman adaletsizlikten, kimi zamansa aileden yana sıkıntı çekseler de daima ayakta durmayı başarabilmiş.
Peki dünya günden güne karanlığa gömülürken bu yedi özel kadın bir araya gelip dünyanın aydınlığa dönüşümünü sağlayabilecek midir?
Özellikle finalinde bu özel kadınlardan biri olan Selver gelinin yaşadıkları beni çok etkiledi. Kitap boyunca düşündüren, tekrar tekrar kendini okutturan pek çok satır oldu. Hayata, insana, iyilik ve kötülüğe, adalete ve haksızlığa, öze dönüşe dair öyle güzel cümleler vardı ki. Zaman zaman karakteri çokluğu anlatımı sekteye uğratsa da genel itibariyle severek okuduğum bir kitap oldu. Benim için 7/10 luk bir kitaptı. Bu tür kitaplardan hoşlanıyorsanız siz de bir şans vermelisiniz
İşte bu kitaptan sizler için seçtiğim birkaç alıntı:
~ "Toprağın bilgisi, su vasıtasıyla tüm dünyayı gezer. Su, bulunduğu alandaki tüm bilgiyi içine çeker; dünyanın bir ucundan öbür ucuna toprağın içinde ığıl ığıl gezer, bilgiyi geçtiği toprağa da iletirdi. Dünya, topraktan suya, sudan havaya, havadan insanlığa yayılan bilgiyle, tek bir hikayenin içinde akıp giderdi"
~ "Yerde yaşayanlar,var olduklarından beri hep göklerin bilgisini merak etmişti. Oysa göklerin bilgisi, yerin toprağına milim milim işlenmişti. Toprak bilginin ta kendisiydi."
~ "Zihne girdiğinde ruha değen her yeni bilgi, beden toprağını hareketlendirir, küçük çaplı kıyamet meydana getirirdi. Ne vakit taşlar, olması gereken yere