Leonardo Padura'nın okuduğum ilk kitabı, ve kesinlikle sonuncu olmayacak. Cevval bir yayınevi bir "Padura Polisiye Serisi" yayınlamak gibi harika bir işe kalkışırsa ve Volkan Ersoy güzel çevirilerini bizden esirgemezse umarım ileride daha çok kitabını okuyacağım.. "Sapkınlar" elbette sadece bir polisiye roman olarak sınıflandırılamaz.. Aslında bir nevi tarihi polisiye diyebiliriz. Kitabı okurken aklıma sıklıkla Josephine Tey'in muhteşem tarihi polisiyesi "Zamanın Kızı" geldi. Polisiye, sanat tarihi ve siyasal tarih kusursuz bir kurguyla iç içe geçirilmiş, hatta ince ince, ilmek ilmek titizlikle dokunmuş adeta. Rembrandt, yahudi tarihi ve Küba'nın sosyal yaşamı kitabı okuduğum sürece hayatımın bir parçası oldu adeta. Yufka yürekli eski polis Conde, Daniel, Elias, Yadine, Judy, Tamara, büyükbaba Benjamin ve romandaki daha nice karakter tanıdığım bildiğim sevdiğim dostlar oldu.. Ben Padura'yı çok sevdim.. "Sapkınlar" son zamanlarda en keyifle, su içer gibi okuduğum, elimden bırakamadığım roman oldu.. Padura'nın ve çevirisiyle harika bir iş çıkaran Volkan Ersoy'un kalemlerine sağlık..