Bir gündüz uykusundan uyandırdılar seni, biliyorum. Geçmişten gelen bir sıkıntı vardı göğsünde, çekip aldılar onu senden, biliyorum. Geçmiş zaman zindanlarından çıkardılar seni, algından kan akarken kelepçeli zihnini serbest bıraktılar, biliyorum. Getirip, çirkin yüzünü aynaya vurdular, önündeki ürkek adımları kestiler, biliyorum. Öldürdüğün cesetleri göğsünden söktüler, yaşatmaya çalıştığın cesetleri kapına bıraktılar, biliyorum. Bir cesedin zihninden koparılanları, evinin önünde buldun bir gün, biliyorum. Yağlı urganı, geçmişin bütün ilmikleri ile evinin önündeki ağaca astılar, biliyorum. Kendini öldürdün, biliyorum. Kendini kapında bulunca, unuttuklarını sana hediye ettiler, biliyorum. Bütün pişmanlıklarını yağlı urganda erittiler, geçmişin zindanlarını erittin, biliyorum. Sen de ölüsün, biliyorum