"Niko -Ali’nin babası- bir Rum’du; karısı da öyle. Oğluyla birlikte Beykoz’a gelmeye karar verdiğinde yıllardır düşündüğü bir hayalini de gerçekleştirmiş ve Müslüman olmuştu. Aklı baliğ olduğunda Aleko’ya her şeyi anlatmış, oğlu geçmişini, soyunu bilsin istemişti. Bir dönme olduğunu da saklamamıştı kimseden. Esnaftan kendisine Niko diye hitap edenler de olurdu, Nihat diye de. Kimse için bir şey fark ettirmezdi bu. Beykoz’un Müslüman cemaati de, Ermeni, Rum cemaati de severdi onu. Köşkteki işinden arta kalan zamanlarda arkadaşlarını kırmaz, onların bahçeleriyle de ilgilenirdi.