Adı:
Şifacı
Baskı tarihi:
Ocak 2014
Sayfa sayısı:
288
ISBN:
9786054629541
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Healer
Çeviri:
Gizem Yanbolluoğlu
Yayınevi:
Koridor Yayıncılık
2011 En İyi Fin Polisiye Roman Ödülü

"Yılın en iyi on polisiye romanından biri" Crime Fiction Lover

26 ülkede yayınlandı

Ülkenin en ünlü ve en zengin ailelerinin nasıl birden ortadan kaybolduğuyla ilgili bir haber üzerinde çalışan gazeteci Johanna, kimsenin aklına bile gelmeyecek bir planı devreye sokmak üzere olan bir adamın, ya da herkesin bildiği ismiyle Şifacı'nın kara listesinde artık ilk sıradadır.

Johanna kaybolalı 24 saat olmuştur. Kocası Tapani'ye bıraktığı son şey ise yanlışlıkla kaydettiği bir telefon görüşmesidir. Dünyanın unuttuğu bir şair olan Tapani, Noel'den iki gün önce hayatın cehenneme döndüğü, metro tünellerinin sele kapıldığı, terk edilmiş araçların sokaklarda alevler içinde kaldığı Helsinki'de hem hayatta kalmaya çalışan çok az insandan biri olacak, hem de umutsuzca kaybettiği karısının izlerini kendisine bırakılan ipuçlarıyla arayacaktı.

"Sade bir dille yazılmış, bir o kadar şaşırtmacalı ve beklenmedik bir anda yumruk kadar sert. Daha önce okuduklarınıza hiç benzemiyor."
-The Sunday Telegraph, (İngiltere)-

"Tuomainen'in konuyla bütünleşmiş eşsiz üslubu önemli bir soruyla zihninizi kurcalıyor: Kanun ve düzen yerle bir olduğunda umut ışığını nerede arardınız?"
-Financial Times, (İngiltere)-

"Her sayfada kan kokusu almanıza neden olacak nefes kesici bir gerilim. Son sayfaya gelmeden gözlerinize uyku girmeyecek."
-Turun Sanomat, (Finlandiya)-

"Kıyameti andıran bir zaman diliminde derine gömülü sırların birer birer ortaya çıktığı bu kitap, size her anını ürpertiyle hatırlayacağınız bir okuma deneyimi sunuyor. 2011 yılının en iyi cinayet romanı seçilse de şiirsel-politik bir kisveye bürünmüş bir psikolojik gerilim romanı."
-Berlingske, (Danimarka)-

"Karanlık bir atmosfer ve hiç bitmeyen bir yağmurun hakim olduğu mükemmel bir gerilim romanı."
-Le Courier de l'ouest, (Fransa)-

"İskandinav gerilim romanı okurlarına güzel haber! Toumainen En İyi Fin Polisiye Roman Ödülü aldı ve 26 ülkede yayınlandı. İyi bir romandan da bu beklenir."
-Library Journal, (Amerika)-

"Diyaloglar, karakterler ve olay örgüsü öyle iyi işlenmiş ki bir kez okumaya başladınız mı soluğu son sayfada alacaksınız."
-Neoluxor, (Czech Republic)-

"Antti Tuomainen cesaret isteyen bir konuyu zarif ve kusursuz bir üslupla işlemiş."
-Kurier, (Avusturya)-

"Antti Toumainen büyüleyici ve dehşet dolu bir gerilimi dedektif hikayesi ile bütünleştirerek ortaya başarılı bir iş çıkarıyor."
-Westdeutscher Zeitung, (Almanya)-
(Tanıtım Bülteninden)
Benim için çerezlik bir kitaptı yine marslı gibi. Bir kere üzerinde en iyi polisiye romanlardan diyor ama kitabın içinde polisiye yok. Benim bildiğim polisiye cinayetler gizemler hırsız polis kovalamacası tarzı okuyucuda heyecan uyandıran roman türleridir. Üzülerek söylüyorum bu kitaba polisiye dersek diğer tüm polisiye kitaplarına yazık etmiş oluruz. Ama okurken karısını yani Johannes i öyle bir özlemişti ki okurken ben bile onu çok özledim. Yani kitap bunaltıcı değildi. Şimdi diyeceksiniz kitabı bependin mi beğenmedin mi? Çünkü ben de bu tarz incelemeleri okuduğumda sinir oluyorum bazen. Beğendin mi beğenmedin mi?? Bence eper bir yerde bulup çerezlik niyetine okuyacaksanız okunur bir kitap. Çerez gibi anlık bir tat bırakıyor ağzınızda. Ama eğer para verip okuyacam diyorsanız bence paranıza yazık. Tabi ki her zaman seçim sizin. Bana bir şey katan bir kitap değildi. Ancak okuduğuma da pişman olduğumu söyleyemem. :)
Fillandiya da geçen kitap 2011 en iyi fin polisiye roman ödülü almış olmasina rağmen olay kurgusunda çok büyük boşluklar var bu boşluklar kitabın türkçeye çevrilme aşamasında da oluşmuş olabilir.

Benzer kitaplar

Kitap hakkındaki düşüncemi kısaca ifade etmem gerekirse; beklediğim gibi değildi. Ben çok daha hareketli, çok daha heyecanlı bir kitap bekliyordum ama kitap polisiye bir romana göre fazla sakindi. Olaylar Tapani'nin karısının kaybolmasıyla başlıyor. Olaylar dediğime bakmayın, ortada sadece basit bir olay vardı. Kitap genel olarak hareketsiz olduğu için sonunda büyük bir olay bekledim. Kitabın tüm sakinliğini telafi edecek, şok edici bir son var herhalde diye düşündüm ama ne yazık ki umduğum gibi çıkmadı. Açıkçası kitap tahmin edilebilir diye nitelendirebileceğimiz bir kitap. Kitaba çok büyük bir beklentiyle başlamıştım ama ne yazık ki beklentimi karşılayamadı.
Bir kitaba para verdiğim için ilk defa üzüldüm diyebilrim.Ödüllü olmasıda almam da büyük bir etkendi ama çok büyük hayal kırıklığı yaşadım....
Şifacı isimli bir seri katilin kara listesine giren Johanna adında bir gazetecinin kaybolmasıyla başlayan ve Johanna nın şair olan kocası Tapani ninin karısını bulmaya çabasını anlatıyor.
4/5 bi kitap.....
Okumayı düşünürseniz hiç sıkılmadan iki günde bitirebileceğiniz türden
Yazmaya devam etmenin benim için yaşamaya devam etmekten bir farkı yoktu. Ancak ben okur bulmak için yazmıyordum. İnsanlar bir gün daha hayatta kalabilmek için çalışıyordu. Bu nedenle şiir onların ilgi alanından uzakta kalıyordu. Benim yazma sebebim tamamen kendimle alakalıydı. Günlerimi şekillendiren ve anlamlandıran şeydi yazmak. Kelimeler, cümleler, kısa satırlar....Bunların hepsi hayatımın giderek kaybolan düzenini sağlıyordu. Yazmak dün, bugün ve yarın arasındaki hala kopmamış olan ince bir iplikti benim için.
Bilmen gereken her şeyi bildiğini düşündüğün müddetçe mutlu olursun. Şimdi bilmediğin şeyler olduğunu öğrenince kendini kötü hissediyorsun. Ne kadarını bilmek istiyorsun, bunu bir düşün. Söz konusu karın olsa bile.
Johanna'yı aramayı denedim. Onu aramayı daha ne kadar sürdürecektim? O hissiz kayıt sesinin zaten çok iyi bildiğim şeyi tekrar tekrar söylemesini ne kadar dinleyecektim? Bilmiyordum. Belki de bazı şeylerin sonunda bir eylemle sonuçlanana kadar tekrar edilmesi gerekiyordu. Ya da daha fazla denemek anlamsız gelene kadar.
Hangisi daha kötü? En kötüsünün gerçekleşmiş olduğundan emin olmak mı yoksa her geçen dakika daha da kötüsünün olabileceğine dair artan korku mu? Ani bir çöküş mü, yoksa ağır çekimde gerçekleşen bir parçalanma mı daha kötü?
Dostluklar kavga ya da çatışmayla değil hayal kırıklığı ve fiyaskoyla sona eriyordu demek ki.
Sessiz ve boş daire o anda daha da hüzünlü görünüyordu. Artık sıcak ve güvende değil gergin ve endişeli hissediyordum burada kendimi. Ayakkabılarımı çıkartıp ıslak paltomu askılığa astım ve kapının hemen yanındaki tabureye çöktüm. Oturur oturmaz gözyaşları hücum etti gözlerime. Çok uzun zamandır ilk defa ağlıyordum. Sıcak ve ağır yaşlar yanaklarımdan sicim gibi akıyordu.
Yıpranmıştım. Nereye tutunmaya çalışsam elimden kayıyordu. Hiçbir şeyin anlamı yokmuş gibiydi. Kendi kendimi hayal kırıklığına uğratmıştım. Johanna'nın bana olan güvenini ve ona verdiğim sözleri boşa çıkarmıştım.
Her zaman yanında olacağım, seni hep seveceğim. Hayatını kolaylaştırmak için elimden ne geliyorsa yapacağım.
Sakin ol Tapani, diye söylendim.
Hemen olmasa da sözümü tutacaktım.
Antti Tuomainen
Sayfa 172 - Koridor Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Şifacı
Baskı tarihi:
Ocak 2014
Sayfa sayısı:
288
ISBN:
9786054629541
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Healer
Çeviri:
Gizem Yanbolluoğlu
Yayınevi:
Koridor Yayıncılık
2011 En İyi Fin Polisiye Roman Ödülü

"Yılın en iyi on polisiye romanından biri" Crime Fiction Lover

26 ülkede yayınlandı

Ülkenin en ünlü ve en zengin ailelerinin nasıl birden ortadan kaybolduğuyla ilgili bir haber üzerinde çalışan gazeteci Johanna, kimsenin aklına bile gelmeyecek bir planı devreye sokmak üzere olan bir adamın, ya da herkesin bildiği ismiyle Şifacı'nın kara listesinde artık ilk sıradadır.

Johanna kaybolalı 24 saat olmuştur. Kocası Tapani'ye bıraktığı son şey ise yanlışlıkla kaydettiği bir telefon görüşmesidir. Dünyanın unuttuğu bir şair olan Tapani, Noel'den iki gün önce hayatın cehenneme döndüğü, metro tünellerinin sele kapıldığı, terk edilmiş araçların sokaklarda alevler içinde kaldığı Helsinki'de hem hayatta kalmaya çalışan çok az insandan biri olacak, hem de umutsuzca kaybettiği karısının izlerini kendisine bırakılan ipuçlarıyla arayacaktı.

"Sade bir dille yazılmış, bir o kadar şaşırtmacalı ve beklenmedik bir anda yumruk kadar sert. Daha önce okuduklarınıza hiç benzemiyor."
-The Sunday Telegraph, (İngiltere)-

"Tuomainen'in konuyla bütünleşmiş eşsiz üslubu önemli bir soruyla zihninizi kurcalıyor: Kanun ve düzen yerle bir olduğunda umut ışığını nerede arardınız?"
-Financial Times, (İngiltere)-

"Her sayfada kan kokusu almanıza neden olacak nefes kesici bir gerilim. Son sayfaya gelmeden gözlerinize uyku girmeyecek."
-Turun Sanomat, (Finlandiya)-

"Kıyameti andıran bir zaman diliminde derine gömülü sırların birer birer ortaya çıktığı bu kitap, size her anını ürpertiyle hatırlayacağınız bir okuma deneyimi sunuyor. 2011 yılının en iyi cinayet romanı seçilse de şiirsel-politik bir kisveye bürünmüş bir psikolojik gerilim romanı."
-Berlingske, (Danimarka)-

"Karanlık bir atmosfer ve hiç bitmeyen bir yağmurun hakim olduğu mükemmel bir gerilim romanı."
-Le Courier de l'ouest, (Fransa)-

"İskandinav gerilim romanı okurlarına güzel haber! Toumainen En İyi Fin Polisiye Roman Ödülü aldı ve 26 ülkede yayınlandı. İyi bir romandan da bu beklenir."
-Library Journal, (Amerika)-

"Diyaloglar, karakterler ve olay örgüsü öyle iyi işlenmiş ki bir kez okumaya başladınız mı soluğu son sayfada alacaksınız."
-Neoluxor, (Czech Republic)-

"Antti Tuomainen cesaret isteyen bir konuyu zarif ve kusursuz bir üslupla işlemiş."
-Kurier, (Avusturya)-

"Antti Toumainen büyüleyici ve dehşet dolu bir gerilimi dedektif hikayesi ile bütünleştirerek ortaya başarılı bir iş çıkarıyor."
-Westdeutscher Zeitung, (Almanya)-
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 55 okur

  • Altan Akkaya
  • Fatma Erkal
  • f.
  • Gülşah Vural
  • Ufuk Su
  • Emin Aydın
  • Helen Üce
  • şeyma sorgun
  • Marley Zuzu
  • Exsitus mellitus

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%17.6
18-24 Yaş
%23.5
25-34 Yaş
%29.4
35-44 Yaş
%5.9
45-54 Yaş
%23.5
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%71.2
Erkek
%28.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%15 (3)
9
%5 (1)
8
%10 (2)
7
%10 (2)
6
%5 (1)
5
%30 (6)
4
%10 (2)
3
%5 (1)
2
%5 (1)
1
%5 (1)