Her şeyden önce, bana niye polisiye gibi hissettirmedin sen yahu :) Diyor ve sitem ediyorum :)))
Çerezlik kitaplardan...
Ödüllü...
Ödülü küresel ısınmayı konu aldığı için verdiler gibi, gibi... o:)
Yine de teşekkürler Antti Tuomainen ...
Farklı bir konusu var ve sürükleyici.2011 en iyi Fin Polisiye Roman Ödülü olan bir kitap olması kitabı okumaya başlamamdaki en önemli etken oldu.Gerçekten ödülü hak ediyor.Sonu net değil ama kitap sonu ve bir diğer sayfası tahmin edilemeyen güzel bir polisiye romanı ..Tavsiyemdir. ;)
Benim için çerezlik bir kitaptı yine marslı gibi. Bir kere üzerinde en iyi polisiye romanlardan diyor ama kitabın içinde polisiye yok. Benim bildiğim polisiye cinayetler gizemler hırsız polis kovalamacası tarzı okuyucuda heyecan uyandıran roman türleridir. Üzülerek söylüyorum bu kitaba polisiye dersek diğer tüm polisiye kitaplarına yazık etmiş oluruz. Ama okurken karısını yani Johannes i öyle bir özlemişti ki okurken ben bile onu çok özledim. Yani kitap bunaltıcı değildi. Şimdi diyeceksiniz kitabı bependin mi beğenmedin mi? Çünkü ben de bu tarz incelemeleri okuduğumda sinir oluyorum bazen. Beğendin mi beğenmedin mi?? Bence eper bir yerde bulup çerezlik niyetine okuyacaksanız okunur bir kitap. Çerez gibi anlık bir tat bırakıyor ağzınızda. Ama eğer para verip okuyacam diyorsanız bence paranıza yazık. Tabi ki her zaman seçim sizin. Bana bir şey katan bir kitap değildi. Ancak okuduğuma da pişman olduğumu söyleyemem. :)
Johananin çok önemli bir haber yakalayıp sifaci hakinda bilgi edinmesi ya olan sevgisi ve eski sevgilisi ve karısına olan sevgisi aşkı onu arayış içinde olmasi ve onun kokusunu sıcaklığını özlemiş olması
Genel olarak klasik romanlar ilgimi çekse de polisiye romanlar da hoşuma gidiyor. Kitabın konusunu fena bulmadım. Kıyameti andıran bir dönemde karısı kaybolan bir adamın onu bulma çabası. Seri katiller, karanlık atmosfer malzeme güzel; fakat ben Ahmet Ümit'in polisiye romanlarından aldığım tadı bu kitaptan alamadım. Karşılaştırmak ne kadar doğru bilemiyorum ama okurken aklıma hep o geldi. Dil ve anlatım bana çok yavan geldi. Hiçbir ek bilgi sunulmadan sadece olayı anlatması bence kitabı basit bir hale getirmiş. Sürpriz bir son değildi, beni şaşırtmadı. Sürükleyici sayılmazdı. Açıkçası bir an önce bitsin de başka kitaba geçeyim diye hızlı hızlı okudum. Kısacası ben pek beğenemedim.
Gazeteci bir kadın herkesin merak ettiği konuyu araştırıken kaybolur. Kocası ile son iletişimi bir telefon görüşmesidir. Unutulan bir şair olan kocası karısını bulmaya çalışır. Şifacı olarak bilinen bir adam karısının araştırmalarında karşısına çıkar. O da onun peşine düşer.
Kitap hakkındaki düşüncemi kısaca ifade etmem gerekirse; beklediğim gibi değildi. Ben çok daha hareketli, çok daha heyecanlı bir kitap bekliyordum ama kitap polisiye bir romana göre fazla sakindi. Olaylar Tapani'nin karısının kaybolmasıyla başlıyor. Olaylar dediğime bakmayın, ortada sadece basit bir olay vardı. Kitap genel olarak hareketsiz olduğu için sonunda büyük bir olay bekledim. Kitabın tüm sakinliğini telafi edecek, şok edici bir son var herhalde diye düşündüm ama ne yazık ki umduğum gibi çıkmadı. Açıkçası kitap tahmin edilebilir diye nitelendirebileceğimiz bir kitap. Kitaba çok büyük bir beklentiyle başlamıştım ama ne yazık ki beklentimi karşılayamadı.
Fillandiya da geçen kitap 2011 en iyi fin polisiye roman ödülü almış olmasina rağmen olay kurgusunda çok büyük boşluklar var bu boşluklar kitabın türkçeye çevrilme aşamasında da oluşmuş olabilir.
Finlandiya'daki ünlü ve zengin ailelerin vahşice katledilmesiyle başlayan kitap, bu esrarengiz cinayetleri araştıran gazeteci Johanna'nın kaybolmasıyla birlikte ağır ve bunalımlı bir romana dönüşür. Johanna'nın eşi Tapani'nin anlatımıyla şahit olduğumuz olaylar örgüsü bizi üç günlük bir araştırmanın içine sürükler. Bol bol Fince insan ve yer isimleri (okuması gerçekten çok zor) geçen hikâye, dünyadaki ekolojik dengenin bozulmasından, mevsimlerin yer değiştirmesinden ve sürekli kasvetli, bulutlu, kapalı ve yağmurlu bir iklimden dem vurarak ortamı net bir şekilde yaşatıyor okura. Kitap kesinlikle bir polisiye değil, öncelikle bunu bilmekte fayda var. Belki suç ve cinayet öğeleri barındırıyor fakat polisiye unsuru hiçbir şekilde yok. Eğer elinizde daha iyi kitaplar varsa -ki mutlaka vardır, okumasanız da bir şey kaybetmeyeceğiniz bir kitap "Şifacı".