Oldukça kişisel bir özet olacak...
Roman Montevideo/Uruguay/ Güney Amerika'da geçiyor. Kurgu Tupamarolar'ın AID görevlisi Dan A. Mitrione'yi kaçırıp öldürmesi gerçek olayına dayanıyor.
Açık konuşmak gerekirse roman olmaklık açısından çok önemli bir eser olmasa da; gerçeklik ile olan dirsek teması bu kitabı buralara kadar getirmiş olsa gerek. Ek olarak; kitap bir taraf olduğu için -Marksist-Leninist görüşlerini kastederek aktarıyorum-; gönül bağı kuranların buralarda yayınlanmasını teşvik etmiştir.
Öznel özete geçecek olursak; aktarılan zalim'in mazlum yaratırken kim'lik tanımadığıdır. Amerika tarihsel olarak zulmüne Amerika kıtasında başladıktan sonra dünyaya yayılmacılığına devam etmiştir ( zulmü anlamında) ve bunu yaparken de kendisine pazar olmayı reddeden herkesi terörist olarak belirlemek gibi ustaca bir yöntem seçmiştir. Bu Urugay'da komünistler olmuştur; Afrika ve Asya'da mücahidler olmuştur ya da başka bir yerde başka birileri olmuştur. Stratejileri de çok basittir; askeri darbeler ile yönetimleri paraları ile satın alabileceği kimselerden oluşturmaktır. Onlarla işi bittiğinde de oyuncu değişiklikleri yapmıştır; tabi bu süreçlerde içeriye de kendi düzenini sürdürek insanları ikame etme imkanı bulmuştur. Bu halklara zulmün devamlı yansımasını sağlamıştır. Bakınız Bolivya, Nikaragua, Afganistan, Vietnam, Irak vs vs. Bu yaşananlar sonucunda da ortaya çıkan şeyler bölge insanların ekonomik bulanımlardan dolayı iç savaşa varacak kadar uzayan istikrarsızlıklar içinde bir sömürü hayatı yaşamalarıdır. Sonra da tarih kitaplarında komünizm şunu yaptı bunu yaptı diye ikincil önemli şeyler; birincil önemli şeyler gibi anlatıla durmuştur oraların halkı tarafından.
Tupamarolar (Ulusal Kurtuluş Hareketi) bir eylem planlayarak; Brezilya konsolosu Fernado Campos'u, ABD