Yahya Efendi köyün zenginlerinden, yeni bir köşkte kalan, kereste tüccarıdır. Bir Anadolu şehrine bağlı küçük bir ilçede, eşi terkettiğinden beri, tekerlekli sandalyeye mahkum kızıyla birlikte yaşamaktadır. Yaşadıkları yer, geniş bir arazi ortasında, yeni köşk olarak adlandırılan taş bir yapıdır. Aynı arazi içinde bir de eski köşk diye anılan başka bir yapı vardır. Eski köşk ne kadar hayat doluysa, yeni köşk o kadar kasvetli ve çekilmezdir. Bir gün bu eski köşke bir kiracı taşınır. Namık adındaki bu kiracı, şehir merkezine yeni yapılacak olan otel inşaatının mühendisidir. Namık’ın gelişiyle senelerdir saklanan büyük sır gün yüzüne çıkacak, herkes geçmişleriyle birer birer yüzleşecektir. Bir de bu iki köşk arasındaki kalan bir elma ağacı vardır ki; işte arazinin ortasında yer alan bu ağaç, sırların en büyük tanığıdır.
Elma ağacının, sırlarla dolu hikayesiyle başlayıp, yine ağacının son noktayı koyduğu bir roman. Akıcı anlatımı ile bir çırpıda okuduğum romanda, gizem unsuru da sonuna kadar korunmuş. Bu anlamda da sürükleyiciliğinden hiçbir şey kaybetmeden kitabı bitiriveriyorsunuz. Kapaktaki resimde, okurken elma ağacının hikayesini canlandırmamıza yardımcı oluyor. Uzun betimlemelerden hoşlanmayan, akıcı, gizemli ve sürükleyici bir kitap arayanlara kesinlikle tavsiye ederim.
#SırlıBahçe
^
^
@myrinayayinlari #bloghemsire #gizem #tavsiyekitap