Bazen bir cümlesinde kendimi bulduğum bazende sorguladığım bir solukta bitirdiğim bir kitaptı. İçtenlikle, doğallıkla yazıldığı satırlardan anlaşılıyordu.
Kalemine sağlık Aker hocam belki de çoğu öğrencinin yoluna bu seferde kitabınla ışık olacaksın
Hepimiz Aker Hocayı çektiği videolardan tanırız. Hedefimiz için ilerlediğimiz yolda yoldaş olmuştur çoğumuza. Dersleri dinlerken hiçbirimiz geçmişini görmeyiz, bize yansıttığı şen şakrak hali ile tanırız onu. Yazdığı kitap benim doğum günü hediyemdi en sevdiğim dostumdan. Evet kitabın dili çok edebi değil fakat hissettirdikeri ya da hislerimizi aktarması bu kitabı zaten iyi yapıyor. Yaşamda çoğu kez tökezleriz, dururuz ilerleyemeyiz, kendimiz ile başkaları arasında kalır ve genellikle saf kalbimizle başkalarını seçeriz. Çünkü insanları mutlu etmekle yetiniriz. Bu süreçte kendimizi o kadar ihmal ederiz ki kendi sesimizi, içimizden gelen yardım çığlıklarını duyamayız. Başkasının kul hakkına girmeyelim diye kendi kul hakkımıza gireriz. Sahi kul hakkı sadece başkasına mı yapılır?
Başkası mutlu olsun diye kendine acı çektirmek kul hakkı değil midir? Ya da tüm isteklerini ikinci plana atarak yardıma koşmak sürekli, kendimize haksızlık değil midir?
Çoğu şeyi sol yanımıza alır büyütürüz ve büyüttüğümüz ölçüde de yara alırız. Peki sol yanımız aslında bize ait değil midir? Sol yanımızda en çok kendimize yer vermemiz gerekmez mi?
Bunun gibi bir çok soru ile karşılaşıyor insan kitabı okudukça. Aslında bilmediğimiz hiçbir şeyi yazmamış yazar. Bildiğimiz her şeyi yağmur gibi yağdırmış üstümüze, okurken sırılsıklam olmuşuzdur fakat gökyüzünün birazdan açacağına da umut olmuştur. Bildiklerimizi farkettiğimiz ve bir şeyleri değiştirmemiz için bir start işareti olmuş kitap bizim için. Derin bir uykudayken uyan demiş kitap, kendine geç kalmamak için uyan, kendi hayatın mutluluğun için uyan. UYANABİLDİK Mİ?
Satırlarında kendimi bulduğum kelamlarınla hayatımıza dokunduğun bi solukta okuduğum çok güzel bir eser. Bu kezde hikayenle bize ışık oldun. Yüreğine kalemine sağlık canım Aker hocam.
Sol AçıkAker Kartal · Retro Yayıncılık · 202445 okunma
İçindeki masumiyeti çam kozalağıyla Aker Kartal’a sarılıp anlatamayan bütün Rojda’lar ona sarılamadınız belki ama bu kitaptan hepimizi sardığını bilin isterim…
Hayatta da sol yanımız hep değerli oldu. Çünkü insan solundan sever, solundan eksilirdi.
#SolAçık
#AkerKartal
Kitabın isminin 3.Bölümde neden Sol Açık olduğunu anlıyorsunuz. (: Birazcık üzüldüm o satırları okurken.Bazen birine o kadar değer vermek,soluna aitmiş gibi hissetmek doğru mu bilmiyorum çünkü bunu sorgulatanlarda solumuza aldıklarımız aslında ne kadar acı.
Konuya soldan başlamışken 2017 yılında yazdığım sözü ekleyip kitaba devam etmek istiyorum.
“Solumdan çıksan da
soluğu yanımda alsan.”
#gezginmaviss
Kitap 3 bölümden oluşuyor.
Bölüm 1- #GeceyeSesleniş
Bölüm 2- #HataDair
Bölüm 3- #KelamdanKalemeDökülenler
Kitabın her sayfası 72 farklı şehirde yazılmış ve yazara 2017 yılında sarı laciverte boyadığı çam kozalağını hediye eden kalbi yumuşacık bir kız çocuğuna yani Rojda’ya ithaf edilmiş.
‘Geceye seslenirken’ anahtarı yıllarca bulunamayan bir günlüğü okuyor gibi hissettirdi.Hatta hangi sayfa hangi şehirde yazıldı merak ettim.Satırılarını çizdiğim o ilk sayfa ise;
-
Hoşgeldin yüreğime satırlarıma…
Ortalık biraz dağınık kusura bakma
gidenler ortalığı toplamadı
Benim de toplamaya zamanım olmadı.
-
Ve okura bırakılan o boş sayfalar..Eğer yazmayı seviyorsanız yazar ile okuyucunun ortak bir kitabı oluyor aslında.
Son 2 bölümde romanın ilk kahramanı ile tanışıyorsunuz (: Akın ve diğerleri…
Farklı isimler olsa da ortak hikayeler mi ne dersiniz? Ve hiç geçmeyecek o kırgınlıklar…
Bir ömre sığmayacak duygular elbette tek kitaba sığmazdı. İkinci kitabın yola çıkma ihtimalini de yazar ifade ediyor peki siz nasıl buldunuz ¿
#okudumbitti #gezginmaviss #kitap #öneri #sol #yanımız #hep #eksik #retroyayıncılık #roman
Sol AçıkAker Kartal · Retro Yayıncılık · 202445 okunma