Kapının önüne yığılan kalabalığın canhıraş gürültüsü karar vermesini kolaylaştırdı. Açıklayamazdı ki kendinin bile bilmediği suçu karşısındaki günahsızlığını. Bu şehrin insanları her şeyi sineye çekerdi de kutsallarına yapılan saygısızlığa asla müsamaha göstermezdi. Suçu neydi? Bilmiyordu, bekleyecek zaman yoktu artık. Kaçmak, çok uzaklara, ama nereye? Bir küheylan misali tutundu ata. Tanrısal bir varlık olmalıydı bu at zira ulaşamazdı “girmesi zor, çıkması imkansız” bataklığa.
“… bataklık belki de sanıldığı kadar gaddar değildir, biraz aldatıcı olabilir, hatta kendini unutulmuş ancak terk edilmemiş gibi hissedebileceğim kadar aldatıcıdır belki; bu sessiz, aslında tam da sessiz olmayan bu ev, bataklığın aldatmacası kadar hastalıklı ve tükenmiş hissettiren bir terk duygusu vermiyor bana.”
Dante’nin İlahi Komedyasındaki dokuz katlı cehennem gibi olmasa da bu çamur diyarı, daimi bir devinim, başkalaşımla kötücül bir tanrı tarafından yönetiliyor izlenimi veriyor. Korkunç, tiksindirici ama bir o kadar da büyüleyici.
Çağdaş İtalyan edebiyatının önemli isimlerinden Giorgio Manganelli’nin ölümünden hemen önce tamamladığı son eserini Ada Albayrak’ın İtalyanca aslından başarılı çevirisi ile okudum.
Tavsiyedir, okuyunuz
Son BataklıkGiorgio Manganelli · Everest Yayınları · 202333 okunma
Kahramanın gittiği yolda vardığı yerde bir hiçlikte kayboluyor kaç kez denendi bu yollar.
Mükemmeli aramak insan benliğinde zihinsel çatışmanın açıkça tezahürü.
Kitapta yazar felsefik bir hava katmaya çalışmış ancak bu insanı çok sıkıyor. Adam gece tavana bakarken düşündüklerinden ibaret gibi bir kitap yazmış. Kitap kendini okutturmuyor. 50 küsürüncü sayfada bıraktım. Kötü bir kitap bence
Son BataklıkGiorgio Manganelli · Everest Yayınları · 202333 okunma
Giorgio Manganelli (1922-1990), İtalyan eleştirmen, akademisyen ve romancı.
‘’Yaşadığım kent dinine çok bağlıydı; her şeyi, pek çok şeyi sineye çeker ama kutsala meydan okuyan herhangi bir gaddarlığa asla müsamaha göstermezdi.’’
Kitap, isimsiz kahramanımızın yaşadığı yerden kovulması ile başlıyor. Kovulmasına neden olan davranış hakkında kesin bir bilgi verilmiyor. Sonrasında başka bir köye giden kahramanımız oradan da bilinmezlikler yumağı olan bataklığa atı ile birlikte yol alıyor. Bu kısımlara kadar merakla ve rahatlıkla okunan kitap sonrasında metaforik bir monoloğa dönüyor.
‘’Bataklığa yalnızca tanrıları tarafından terk edilenler ve insanlığa nefret duyanlar gitmeye cesaret edebilir.’’
Bataklık, çamur, küçük canlılar, su, ateş, tiranlık, adalet, at-atsallık...gerçek ile mecazın birbirine girdiği, anlamların altından daha derin anlamların çıkartılabileceği zorlu bir okuma oldu. Çeviri güzel olmasına rağmen keşke eser hakkında açıklayıcı bir önsöz olsaymış dedim. Herkese hitap etmeyebilir.
Son BataklıkGiorgio Manganelli · Everest Yayınları · 202333 okunma
Memleketi olacak ıssız bir yere, altıyla beraber bir yolculuğa çıkar kahramanımız. Şehir yerinde istenmemektedir ama neden olduğunu hatırlamaz. Acaba bir günah mı işlemiştir? Sorgulamalarla ilerlediği yolda, bir ihtiyar karşısına çıkar. Bataklığın merkezine ulaşabilirse, orada kapıları açık boş bir evi olduğunu ve o eve yerleşebileceğini söylemiştir. Acaba ulaşamayacağını mı ima etmiştir bu ihtiyar? Sessiz atıyla bataklığın ortasında ilerlerken kendine sorar durur. Nedir bu bataklığın vasfı? Eve ulaşır ulaşmasına ama atına uzaklaşır. At yalnızlaşır. Peki ya kendi?
Çağdaş İtalyan Edebiyatı’nın önemli isimlerinden biri olan Giorgio Manganelli’nin ölümünden hemen önce tamamladığı son eseri. Kendini unutulmuş ancak terk edilmemiş gibi hisseden isimsiz kahramanın, bataklığın derinine inerken kendi bataklığından çıkması anlatılıyor. Büyüleyici bir havası var kitabın. Sorgulamalarla içselleştirilmiş bir hikaye. Hastalıklı derecede tükenmiş hisseden bir kahramanın çamuru, bataklığı benimsemesi ile can yoldaşı atı ile ilerler durur. Yaşananlar gerçek mi yoksa bir sanrı mı? Yazarın akıcı ve bir çırpıda okunan bir anlatım tarzı mevcut. Giorgio Manganelli hiç okumadıysanız, bu kitapla başlayabilirsiniz. Kapağını kapatınca sizi de içine çekerek sorgulatacak. Mutlaka okunması gerekenlerden..
#SonBataklık
^
^
#alıntı
Suçu neydi? Bilmiyordu, bekleyecek zaman yoktu artık. Kaçmak, çok uzaklara, ama nereye? Bir küheylan misali tutundu ata. Tanrısal bir varlık olmalıydı bu at zira ulaşamazdı “girmesi zor, çıkması imkansız” bataklığa.
^
Su uyumludur,her yeri kaplar ,suskundur, içine giren ve diplerine çökeni sessizce tüketir, ufacık hayatlarla mayalanır, tanrıların geri çekildiği yerlerde su ilerler, işgal eder, sahip olur ama bütünüyle fethetmez.
^
Olmayı bildiğim şey olarak kalacağım,
Son BataklıkGiorgio Manganelli · Everest Yayınları · 202333 okunma
Giorgio Manganelli 1922’de Milano’da doğdu. Çağdaş İtalyan edebiyatının başlıca temsilcilerinden biridir. Çok yönlü bir yazar olan, romancılığının yanı sıra, eleştirmenlik, üniversite hocalığı, gazetecilik de yapan G. Manganelli, döneminin edebiyat yaşamındaki öncü nitelikli çalışmalara ilgi duydu, “Gruppo 63”ün etkinliklerine katıldı, il Messaggero, Corriere della Sera başta olmak üzere çeşitli gazete ve dergilerde yazılarını yayımladı; eleştiri ve denemelerini ayrıca barok edebiyat ve İngiliz edebiyatı alanında sürdürdü. İlk kitabını 1964’te yayımlayan yazar 1979’da Centuria. Cento piccoli romanzi fiume (Centuria. Yüz Küçük Irmak Roman) başlıklı çalışmasıyla Viareggio Ödülü’nü aldı. 1990’da Roma’da öldü.