Le dernier exil…
"Yalnızca kendi değerlerini yaşamak istiyorlar... Dünyayı, sırf romantik, tutkulu, her şeyin mümkün olduğu, her şeyin bir, hayalin ve zamanın bölünmez olduğu bir şey olarak görüyorlar. Ne olursa olsun yüreksizliği, düş kurmamayı benimseyip toplumun sunduklarıyla, yani heyecansız ve aşırı isteklerden yoksun olarak programlanmış bir hayatla yetinmek, her halükarda, kimi zaman zor, dahası karmaşık... Mutlağın tümüyle yok olduğu bir yaşam... O zaman Vinnie ve arkadaşları, kendilerine ait dünya çatırdayınca kızların bacakları arasına sığınıyorlar... Biliyordun dünyayı reddediyor bunlar... Kendi deyimleriyle rasyonel, herhangi bir ideali olmayan, bencil ve saçmalıkların hüküm sürdüğü dünyayı..."
Türünün klasik bir örneği “Son Sürgün”. Kitap ilk olarak 2001 yılında basılmış, Türkiye’de ise bir sene sonra kitap yasaklanmış. Bütün Avrupa Birliği ülkelerinde serbestçe okunan, Türkiye'de ise müstehcen bulunup, sevgili Türk halkının ar ve haya duygularını rencide ettiği için hakkında 'müsadere ve imha' kararı verilen bir kitap. Bununla da kalmayıp İstanbul ikinci asliye ceza mahkemesi tarafından toplatılıp imha edilmesine karar verilmiş. Şaka gibi… ayrıca kitabın çevirmeni Mustafa Balel’e ve ayrıntı yayınlarına 6 milyara yakın bir para cezası verilmiş. 2005 yılında da “ 'Son Sürgün' de sonunda özgür” manşetiyle 2. Asliye Ceza Mahkemesi, bilirkişinin raporu doğrultusunda kitap hakkında beraat kararı verdiğini açıkladı.
İstanbul Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyetinin 'Son Sürgün' hakkındaki değerlendirmesi şöyle: "Yabancılaşmayı temel alan 'Son Sürgün' gerçekten anlatımı sert, dahası yıkıcı bir roman olup 'yeraltı edebiyatı'nın somut bir örneğini oluşturmaktadır. Bu tür romanlarda, kişilerin ruhsal