Ünlü fizikçi Stephen Hawking, bilimin evrensel yüzlerinden biri olmuştur. Babasının onun tıp alanında ilerlemesini istemesine rağmen, Hawking fizik alanında ısrarla ilerlemiş ve bu azmiyle hayallerimizin peşinden gitmemiz gerektiğini göstermiştir.
Henüz 21 yaşında ALS hastalığına yakalanmış, ama hastalığına boyun eğmemiştir. Aksine, bu mücadele onun bilime daha çok tutunmasını sağlamıştır. “Zamanın Kısa Tarihi” adlı eseri 40’tan fazla dile çevrilmiş, dünya çapında tanınmış bir başyapıt olmuştur. Bu kadar ünlenmesinin sebepleri: Kara deliklerin tamamen siyah olmadığını, içlerinden bilgi sızabileceğini öne sürmüştür.
Görelilik kuramı ve evrenin işleyişi üzerine fikirler geliştirmiştir. Ayrıca çocuk kitapları da yazarak bilimi her yaş grubuna ulaştırmayı hedeflemiştir.
Hastalığı ilerleyince sesini kaybetmiş, ama özel bir sistemle yazdıklarını sese dönüştürerek konuşmaya devam etmiştir. Hayatının son anına kadar pes etmeden üretmeye, öğretmeye devam etmiştir.
Yazar, Hawking’in bilimsel yönünü takdir etmekle birlikte, özel hayatındaki bazı tercihlerine eleştirel yaklaşmaktayım. Eşinin, hastalığında bile onun yanında olmasına rağmen bakıcısıyla onu aldatıp üstüne bakıcısıyla evlenmesi hoş olmayan bir görüntü sağlamış oldu.
“İstediğiniz kadar başarılara imza atın, ünlenin; birini üzecek kadar insan değilseniz bir hiçsinizdir.” kısacası kitap Stephen'ın hayatından bahsetmektedir