Forty tales from the Afterlives

Sum

David Eagleman
Yavaş yavaş 1K'daki misyonumu tamamlıyorum...
And that is the curse of this room: since we live in the heads of those who remember us, we lose control of our lives and become who they want us to be. Ve bu odanın laneti de bu: Bizi hatırlayanların kafalarında yaşadığımız için hayatlarımızın kontrolünü kaybediyoruz ve onların istediği kişi oluyoruz.
Sayfa 25·Kitabı okudu
Alıntı
Bir dilek hakkınız olsaydı....
In the afterlife, you are treated to a generous opportunity: you can choose whatever you would like to be in the next life. Would you like to be a member of the opposite sex? Born into royalty? A philosopher with bottomless profundity? A soldier facing triumphant battles? Öbür dünyada cömert bir fırsatla karşılaşacaksınız: Bir sonraki yaşamda ne olmak istiyorsanız onu seçebilirsiniz. Karşı cinsten biri mi olmak istersiniz? Kraliyet ailesinde mi doğmak? Derinliklere sahip bir filozof mu? Zaferlerle dolu savaşlarla yüzleşen bir asker mi?
Sayfa 13·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Alıntı imgesel de olsa bazen susmak gerek...
There is no afterlife for us. Our bodies decompose upon death, and then the teeming floods of microbes living inside us move on to better places. This may lead you to assume that God doesn’t exist—but you’d be wrong. It’s simply that He doesn’t know we exist. He is unaware of us because we’re at the wrong spatial scale. God is the size of a bacterium. He is not something outside and above us, but on the surface and in the cells of us. And God created life in his own image. Bizim için bir ahiret yoktur. Bedenlerimiz ölümle birlikte çürür ve içimizde yaşayan mikroplar daha iyi yerlere taşınır. Bu, Tanrı'nın var olmadığını düşünmenize yol açabilir; ama yanılıyorsunuz. Tanrı, sadece bizim varlığımızı bilmiyor. Yanlış mekânsal ölçekte olduğumuz için bizim varlığımızın farkında değil. Tanrı bir bakteri büyüklüğündedir. O, dışımızda ve üstümüzde bir şey değil, yüzeyde ve hücrelerimizdedir. Ve Tanrı yaşamı kendi suretinde yarattı...
Sayfa 46·Kitabı okudu
Alıntı
Konum at, hemen geliyoruz; toplanın ahali gidiyoruz...
In the afterlife you relive all your experiences, but this time with the events reshuffled into a new order: all the moments that share a quality are grouped together. You spend two months driving the street in front of your house, seven months having sex. You sleep for thirty years without opening your eyes. For five months straight you flip through magazines while sitting on a toilet. Öbür dünyada tüm deneyimlerinizi yeniden yaşarsınız, ancak bu sefer olaylar yeni bir düzene sokulur: ortak bir niteliği paylaşan tüm anlar bir araya toplanır. İki ay evinizin önündeki sokakta araba kullanır, yedi ay seks yaparsınız. Otuz yıl boyunca gözlerinizi açmadan uyursunuz. Beş ay boyunca tuvalette oturup dergileri karıştırırsınız.
Sayfa 3·Kitabı okudu
Alıntı
Ve ölüm sonrasında metamorfoz -değişim- başlar.
There are three deaths. The first is when the body ceases to function. The second is when the body is consigned to the grave. The third is that moment, sometime in the future, when your name is spoken for the last time. Üç ölüm vardır. Birincisi, bedenin işlevini yitirdiği andır. İkincisi, bedenin mezara gönderildiği andır. Üçüncüsü ise, gelecekte bir zamanda adınızın son kez anıldığı andır.
Sayfa 22·Kitabı okudu
Alıntı
Perde arkasındaki sırlara maruz kalmak
The secret codes of life—whether presented as a gift or a burden—go totally unappreciated. And once again the Rewarder and the Punisher skulk off, struggling to understand why knowing the code behind the wine does not diminish its pleasure on your tongue, why knowing the inescapability of heartache does not reduce its sting, why glimpsing the mechanics of love does not alter its intoxicating appeal. Hayatın gizli kodları -ister bir hediye ister bir yük olarak sunulsun- hiç takdir edilmiyor. Şarabın ardındaki şifreyi bilmenin dilinizdeki hazzı neden azaltmadığını, gönül yarasının kaçınılmazlığını bilmenin acısını neden azaltmadığını, aşkın mekaniğini görmenin neden sarhoş edici çekiciliğini değiştirmediğini anlamaya çalışırken bir kez daha Ödüllendirici ve Cezalandırıcı gizlice kaçıp gidiyor.
Sayfa 103·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Reklam