Sünepe

5,0/10  (2 Oy) · 
5 okunma  · 
1 beğeni  · 
349 gösterim
"Sonradan farkına vardım ki, insanların beni anlamak gibi bir dertleri yoktu. Yoksa annemin ne oldu yavrum canını sıkan bir şey mi var gibi yerinde sorularına bir açıklama getirmem mümkün olamazdı. Benimle bir derdi olan, sadece yüzüme bakarak dahi anlayabiliyordu ne hissettiğimi. Zor bir insan hiç değildim, içimle dışım birbirinin matematiksel eşiti, ve hiçbir teyzeyi otobüs denkliğinde sol tarafa atıp da yalnız bırakmadım. Çünkü onlar yanlarına oturacakları birini illaki bulurlar."

Rıdvan Gecü, kelimeleri eline alıp hınzır, matrak, edebi bir dille söylemek gerekirse ironik cümlelere dönüştürerek bilinç akışı tekniğini okura fark ettirmeden kullandığı, ismiyle hiç de müsemma olmayan bu ilk romanında kurallardan oluşmuş kaleleri mutlak sıfırı bulan bilim insanı edasıyla bir fiskede yıkıyor. Bu nevzuhur anlatımdan herkes payını alıyor. Yıkılmak istenen hangi kural yazarın elinden kurtulabilir ki?
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    2014
  • Sayfa Sayısı:
    128
  • ISBN:
    9789944610957
  • Yayınevi:
    Tekin Yayınevi
  • Kitabın Türü:
Mujurey 
01 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · 7/10 puan

Gecü ile meslektaşız. Ve kendisi gibi ben de akademisyenlik yolunda ilerlemek istiyorum. Yaş olarak aramızda da çok fark yok. Bütün bunlar, Gecü'nün cümleleri ile birleşince kendimi okuyormuşum gibi hissettiğimi söylemem yanlış olmaz.

Çok samimi, çok tanıdık bir anlatımı vardı. Söylenmişler tekrar edilmiş ama kendi adına. Küçük oyunlar oynamış kelimelerle ama bir mahçuplukla. Biraz burukluk var içinde. Bazı bazı güldürdü bile. Biraz toyluk var, bir de şiirleri daha iyiymiş sanırım. Okuyup onu da göreceğiz. Sondaki hikayeleri ise pek beğenmedim.

Selim Işık, Antoine Roquentin ve Sünepe. Hepsini arka arkaya tanıdım. Hepsini ayrı ayrı yerleştirdim göğsüme.