Her aşk, biraz kaybolmaktır. Her kayboluş, biraz kendini bulmaktır…
Vera Bar’ın loş ışıkları altında, bir kırmızı tabure ve içini titreten bir ses…
Barın yankılarında kaybolmuş hayatlar, anılar ve içten gelen melodiler…
Mihrap’ın sesi, Elem’in geçmişinden süzülen yalnızlıkla birleştiğinde,
kelimeler kifayetsiz kalır.
Aşkın, hüznün ve müziğin birbirine dolandığı bu hikâyede, sesin peşine
düşen bir adamın, kendi ruhunu arayışına tanıklık edeceksiniz. Tabure,
bir aşkın, bir kayboluşun ve en nihayetinde bir varoluşun öyküsü…
Bazı aşklar bir şarkı gibi başlar, ama her şarkının bir sonu vardır.
Peki ya sizin hikâyeniz hangi notada kaybolacak?