𝟻𝟷. ᴏ̈ʟᴜ̈ᴍ 𝟿𝟹. sғ
/ʙɪʀ ᴍᴇᴋᴛᴜᴘ ʀᴏᴍᴀɴı/
Mektup okumayı sever misiniz?
En son ne zaman mektup yazdınız?
Bir zarf, bir mühür, bir damla…
Ve içinden taşan koca bir aşk...
Seydi Bayındır çok uzun zamandır tanıdığım ve sevdiğim bir kardeşimdir.
İlk kitabını okuduğum zaman ; "Kalemi çok güçlü, duyguları ve kelimeleri güzel nakşediyor çok iyi yerlere gelecek"demiştim.
Evet bu beşinci kitabında da her bir kitabında olduğu gibi kendini geliştirmeyi, çıtayı yükseltmeyi başarmış.
Eee artık bence roman zamanı gelmiş.
Her mektup biraz umut, biraz aşk, biraz da kaçınılmaz bir vedayı fısıldıyor.
Okudukça hissediyorsun.
Bazı duygular yüksek sesle değil, ancak yazılarak söylenebiliyor.
Bu bir mektup romanı evet ama aynı zamanda suskunlukların, yarım kalan cümlelerin, içe atılmış duyguların hikâyesi...
Sayfalar ilerledikçe insan kendi geçmişine, yazamadığı ya da göndermeye cesaret edemediği mektuplara, yaşanması mümkün iken yaşanılmayan maziye dönüp bakıyor.
Umut var, aşk var ve vedanın o insanın içini sızlatan ağırlığı var.
Yavaş yavaş okuyorsun çünkü bazı cümleleri hemen geçmek istemiyorsun.
Hatta durup uzun uzun bakıyorsun.
Sessiz bir zamanda, kalbin müsaitken okunmalı.
Ve bittiğinde, bir süre hiçbir şey yapmadan öylece kalmak isteyebilirsin…
Doğal akışı bozulmayan, süslemelerden uzak doğal ve samimi olarak kaleme alınan; Seba ve Şirin 'in , karşılıklı gerçek mektuplarını okumayı sizde çok seveceksiniz.