Tek Başına

·
Okunma
·
Beğeni
·
3
Gösterim
Adı:
Tek Başına
Sayfa sayısı:
376
Format:
Karton kapak
ISBN:
9759663503
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Azatlık Meydanı…

1990 yılının 19 Ocağını 20 Ocağa bağlayan gece…

Kadın, erkek, çocuk, genç, yaşlı yüzbinlerce insan…

Yer karlı, buzlu…Hava dondurucu soğuk…

Isınmak için meydanın yüzlerce yerinde ateşler yakılmış…

Ateşlerin başında kümelenen namuslu, gayretli, cesur oğul ve kızlar

tek yürek olmuş “Azerbaycan’a azatlık!” diye haykırıyorlar…

Birden ürperten bir uğultu duyuldu.İnsanlar “ne oluyor ?” diye

etraflarına baktılar.Azerbaycan’ı ikiyüz yıldan beri sömüren eli ve gözü

kanlı Rusya’nın sarhoş ve zalim generali katil Yazov “Başla !” diye emir

verince ,motorları çalışır vaziyette bekleyen yüzlerce tank ve zırhlı araç

bir anda korkunç bir homurtuyla Azatlık Meydanı’na girmeye başladılar…

Tanklar karşılarına dikilen insanları eziyor.Zırhlı araçlar otomatik

silahlarıyla tarıyor,ambulansları, doktorları, hemşireleri bile

kurşunluyorlardı.

Meydan kopmuş el ve ayaklarla, delik deşik olmuş vücutlarla dolmaya

başlamıştı…

Yaralı gençler, kan sızan yumrukları havada, “ölmek var, dönmek yok!”

diye haykırarak tankların üzerine atılıyorlardı…

Azatlık Meydenı KERBELA’ya dünmüştü.

Mazlum Azerbaycan halkı, AŞURA KATLİAMI’nı yaşıyorlardı…

“Bakü kanlı kasırga, Bakü kanlı fırtına,

Yarı canım ordadır, Azatlık Meydanı’nda

Mavi, yeşil, kırmızı renkler gülistanında.” Diye haykırıyordu Lefortovo

Zindanında Halil Rıza…

Çığlıkları duyuyor musun dünya ?

Kanı görüyormusun dünya ?



Ankara Etimesgut askeri havaalanından havalanan uçak Bakü havaalanına indi…

Kalk ayağa Azerbaycan! Ankara’dan havalanan uçağın getirdiği tabuttaki cenaze senin büyük oğlunundur.

Kalk ayağa ve selamla onu…

O ki Kızıl İmperya’ya kafa tuttu! Bütün ömrünü senin azatlığın uğrunda harcadı, tutuklandı, taşocağında çalışmaya mahkum edildi, çileler, sıkıntılar, acılar çekti.Ama yılmadı, mücadele etti ve seni yetmiş yıl boyunca acımasızca sömüren kızıl imperyanın elinden kurtararak, azatlığa kavuşmanı sağladı.O azatlık mübarizesinin önde giden savaşçısıydı.Önde giden savaşçılar dünyanın garipleridirler.Yalnız yaşar, yalnız mücadele eder, yalnız ölürler.Dünyadan nasipleri sadece çile ve sonunda bir acı gülüştür…

Ayağa kalk ve karşıla onu !

O ömrü boyunca, senin gibi hep “Tek başına” yaşadı.

“Tek başına” mücadele etti.

“Tek başına” ağladı…

Ve “Tek başına” öldü…

Kalk ayağa ve karşıla onu !

Çünkü o senin için çok çile çekti ve çok gözyaşı döktü.

Şimdi sen de, ölümünde de “TEK BAŞINA” kalan, Halkın ve Hakkın adamı bu evledın için, ne kadar göz yaşın varsa dök!
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tek Başına
Sayfa sayısı:
376
Format:
Karton kapak
ISBN:
9759663503
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Azatlık Meydanı…

1990 yılının 19 Ocağını 20 Ocağa bağlayan gece…

Kadın, erkek, çocuk, genç, yaşlı yüzbinlerce insan…

Yer karlı, buzlu…Hava dondurucu soğuk…

Isınmak için meydanın yüzlerce yerinde ateşler yakılmış…

Ateşlerin başında kümelenen namuslu, gayretli, cesur oğul ve kızlar

tek yürek olmuş “Azerbaycan’a azatlık!” diye haykırıyorlar…

Birden ürperten bir uğultu duyuldu.İnsanlar “ne oluyor ?” diye

etraflarına baktılar.Azerbaycan’ı ikiyüz yıldan beri sömüren eli ve gözü

kanlı Rusya’nın sarhoş ve zalim generali katil Yazov “Başla !” diye emir

verince ,motorları çalışır vaziyette bekleyen yüzlerce tank ve zırhlı araç

bir anda korkunç bir homurtuyla Azatlık Meydanı’na girmeye başladılar…

Tanklar karşılarına dikilen insanları eziyor.Zırhlı araçlar otomatik

silahlarıyla tarıyor,ambulansları, doktorları, hemşireleri bile

kurşunluyorlardı.

Meydan kopmuş el ve ayaklarla, delik deşik olmuş vücutlarla dolmaya

başlamıştı…

Yaralı gençler, kan sızan yumrukları havada, “ölmek var, dönmek yok!”

diye haykırarak tankların üzerine atılıyorlardı…

Azatlık Meydenı KERBELA’ya dünmüştü.

Mazlum Azerbaycan halkı, AŞURA KATLİAMI’nı yaşıyorlardı…

“Bakü kanlı kasırga, Bakü kanlı fırtına,

Yarı canım ordadır, Azatlık Meydanı’nda

Mavi, yeşil, kırmızı renkler gülistanında.” Diye haykırıyordu Lefortovo

Zindanında Halil Rıza…

Çığlıkları duyuyor musun dünya ?

Kanı görüyormusun dünya ?



Ankara Etimesgut askeri havaalanından havalanan uçak Bakü havaalanına indi…

Kalk ayağa Azerbaycan! Ankara’dan havalanan uçağın getirdiği tabuttaki cenaze senin büyük oğlunundur.

Kalk ayağa ve selamla onu…

O ki Kızıl İmperya’ya kafa tuttu! Bütün ömrünü senin azatlığın uğrunda harcadı, tutuklandı, taşocağında çalışmaya mahkum edildi, çileler, sıkıntılar, acılar çekti.Ama yılmadı, mücadele etti ve seni yetmiş yıl boyunca acımasızca sömüren kızıl imperyanın elinden kurtararak, azatlığa kavuşmanı sağladı.O azatlık mübarizesinin önde giden savaşçısıydı.Önde giden savaşçılar dünyanın garipleridirler.Yalnız yaşar, yalnız mücadele eder, yalnız ölürler.Dünyadan nasipleri sadece çile ve sonunda bir acı gülüştür…

Ayağa kalk ve karşıla onu !

O ömrü boyunca, senin gibi hep “Tek başına” yaşadı.

“Tek başına” mücadele etti.

“Tek başına” ağladı…

Ve “Tek başına” öldü…

Kalk ayağa ve karşıla onu !

Çünkü o senin için çok çile çekti ve çok gözyaşı döktü.

Şimdi sen de, ölümünde de “TEK BAŞINA” kalan, Halkın ve Hakkın adamı bu evledın için, ne kadar göz yaşın varsa dök!

Kitap istatistikleri