Tek Kurşun

·
Okunma
·
Beğeni
·
94
Gösterim
Adı:
Tek Kurşun
Baskı tarihi:
Nisan 2008
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758747955
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Papirüs Yayınevi
Yaşam, doğumla ölüm arasına sınırlanmış bir zaman dilimi değildir.
İş çıkışı eve gidiş yolundaki o bildik sinemasal görüntülerin ustaca yansıtıldığı; sevgiyi, aşkı, hüznü, acıyı içinde barındıran geçip gidişleri kim yaşamamıştır ki! Ve tüm bir yaşam sürecinin hesabının verildiği, hesabının sorulduğu o şehirlerarası yolculuklar! İstasyonlar. Mola yerleri...

Ya "yüreğimizin duvarına" astıklarımız: "Her şey gözümün önünde oldu. Mehmet evin kapısını açıp dışarı çıktı. Teslim olmak için çıkmıştı, biliyorum. Bir iki saniye daha ateş açmasalardı, teslim olmak için, kollarını kaldırmış olacaktı. Ama çıkar çıkmaz, yaylım ateşi başladı. Yüzlerce, binlerce kurşun dolduruverdi gövdesini, olduğu yere düştü. Öylece kaldı. Gördüm. Her şey gözümün önünde oldu. Artık Mehmet yoktu. Gidip o "yok oluşu" kucaklamak, ölümü paylaşmak istedim. Bırakmadılar. Mehmet'in gövdesi, kapının önünde yatıp duruyordu. Üzerinde benim armağan ettiğim balıkçı yakalı, bordo kazak vardı."...

Yaşamla ilgili bütün isteklerimizin yok olduğunu sandığımız yerde yine de "Gül de isteriz, ekmek de". Çünkü yaşam bir süreçtir, sürmektedir...

Dinçer Sezgin; "Tek Kurşun" adlı yapıtındaki öykülerinde bunun en çarpıcı örneklerini sunuyor okuruna...
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tek Kurşun
Baskı tarihi:
Nisan 2008
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758747955
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Papirüs Yayınevi
Yaşam, doğumla ölüm arasına sınırlanmış bir zaman dilimi değildir.
İş çıkışı eve gidiş yolundaki o bildik sinemasal görüntülerin ustaca yansıtıldığı; sevgiyi, aşkı, hüznü, acıyı içinde barındıran geçip gidişleri kim yaşamamıştır ki! Ve tüm bir yaşam sürecinin hesabının verildiği, hesabının sorulduğu o şehirlerarası yolculuklar! İstasyonlar. Mola yerleri...

Ya "yüreğimizin duvarına" astıklarımız: "Her şey gözümün önünde oldu. Mehmet evin kapısını açıp dışarı çıktı. Teslim olmak için çıkmıştı, biliyorum. Bir iki saniye daha ateş açmasalardı, teslim olmak için, kollarını kaldırmış olacaktı. Ama çıkar çıkmaz, yaylım ateşi başladı. Yüzlerce, binlerce kurşun dolduruverdi gövdesini, olduğu yere düştü. Öylece kaldı. Gördüm. Her şey gözümün önünde oldu. Artık Mehmet yoktu. Gidip o "yok oluşu" kucaklamak, ölümü paylaşmak istedim. Bırakmadılar. Mehmet'in gövdesi, kapının önünde yatıp duruyordu. Üzerinde benim armağan ettiğim balıkçı yakalı, bordo kazak vardı."...

Yaşamla ilgili bütün isteklerimizin yok olduğunu sandığımız yerde yine de "Gül de isteriz, ekmek de". Çünkü yaşam bir süreçtir, sürmektedir...

Dinçer Sezgin; "Tek Kurşun" adlı yapıtındaki öykülerinde bunun en çarpıcı örneklerini sunuyor okuruna...

Kitap istatistikleri

  • 94 defa gösterildi.