Serinin diğer kitapları aksine bu kitabı pek sevemedim. Bu kitapta Zach ve Millie'nin hikayesini okuyoruz.
Kitap Millie'nin eski sevgilisi ve arkadaşının düğününü planlamaktan yakınmasıyla başlıyor. Millie hep problemli erkekleri hayatına almış onları iyileştirmiş ve bir şekilde ayrılmışlar.
Ayrılmalarının hemen ardından evlenen üçüncü erkekle de kendinde bir sorun olduğunu düşünür. Kız kardeşi kabuğunu kırması ve hayat rutininden çıkmasını böylece aşkı bulacağını önerir.
Zach ise eski bir asker yeni güvenlik görevlisidir. Kendisine gelen mail ile bir çocuğu, yetişkin bir çocuğu olduğunu öğrenir.
Her ikisi de bu olaylardan sonra evlerinden çok uzakta iş için gittikleri New York'ta karşılaşırlar ve birlikte geçirdikleri bir geceden sonra evlerine dönerler. Her ne kadar tek gecelik bir olay olsa da birbirlerini akıllarından çıkaramazlar. Ta ki Millie düğününü planladığı eski sevgilisinin provasında Zach'i damadın babası olarak görene dek.
Birbirlerinden uzak kalamayan ikili ara ara kaçamak yapsa da biri oğlunun eski sevgilisiyle diğeri eski sevgilisinin babasıyla (burada parantez açmak isterim adam çok gençken lise zamanı kadını hamile bırakıyor ve haberi olamadan gittiği için kadın da Zach'e kızdığından bir çocuğu olduğunu söylemiyor. Zach ve Millie arasında da tam hatırlamıyorum çok az geçti 10-15 arasında bir yaş farkı var) olmanın yanlış olacağını kasaba tarafından kötü anılacağımı düşünür.
Kızdığım nokta bu aloo kızım çocuk arkadaşınla evleniyor bu neyin düşünceliliği! Bir diğeri ise biriniz 32 diğeri 45 yaş civarı ergen ergen senden uzak kalamıyorum ama senle de olmaz tavırları! Tüm kitap boyunca çıldırdım ve yaşı büyük iki karakteri bu kadar çocukca düşünceyle okumak da sıktı beni. Kısaca okumasam da olurmuş.