Hümeyra mahalle kurgularını o kadar iyi yazıyor ki ne zaman onun bir kitabını okusam sanki ben de o mahalledeymişim, olan olayları bizzat izliyormuşum gibi hissettiriyor. Bence bu bir yazar için çok iyi bir şey çünkü günümüzde artık iyi betimlemeler yazsalar bile çoğu, okurun zihninde canlandırma kısmını başaramıyor.
Konusuna gelecek olursak; kızımız Leyla okul öncesi öğretmeniyken ablası bir kaza sonucu ölünce annesinin yalnız kalmasına gönlü el vermez ve çalışmayı bırakıp onunla daha fazla vakit geçirmek ister. Artık yaşı da evlenme çağına geldiğinde annesi, onu mahallede adı başka bir kadınla anılan bir adamla tanışmasını ister. Kızımız Leyla başta karşı çıksa da çeşitli olaylar sonucu sürekli Akın’la karşı karşıya gelip onu düşünmeye başlayınca görüşmeyi kabul eder.
Akın mahallede sevilen, işi gücü yerinde olan, tam tabirle delikanlı bir adamdır. Zamanında lisede konuştuğu kızla adı mahallede birlikte anılınca onunla evlenmek, kimseye laf vermemek ister. Ancak bir gece o kızın kendisini aldattığını öğrenince ayrılır ve tam o andan hemen sonra Leyla’yı görüp ilk görüşte ondan etkilenir ama ona yaklaşmaz.
Ta ki mahallede çöpçatanlık yapan bir kadının kendisi için Leyla’yı önermesine kadar. İşte o anda kimseyle görüşmek istemeyen Akın, Leyla’yı kabul eder.