hani ellerin
kınalı ellerin
ipekten bir çarşaf
ve at kuyruğu zülfün
salınır rüzgarda
mezopotamya kokar
tütün
çay
ve kekik
gözlerin çakmak çakmak
tutuşturur
anız yüreğimi
hiç bir şeyden korkmayan ben
korkuyorum gözlerinden
hani ellerim
kınalı ellerin
salınır suyun aksinde
ve ay kahkülü
ve perçeminde belkıs aynası
doru tayların
öşür ister efendiler
etimizden kemiğimizden
ve dahi iliğimizden
biz ki!
gerillayız
spartacüs gülüşlü
göğsümüz tunç
ellerimiz çelik
yıkamaz bizi mitralyöz