Partizan
metal çiçeklerle bezenmiş gökyüzü
bir yağmur az gelir yüzümüzdeki kire
I.
göğsünü karanlığa siper eden arkadaşlarla ben
ölümün gölgesinde türküler söyleriz yağmura karşı
şehir büsbütün ıslanmıştır
toprakta ıtır kokusu taze
kelebek zaman diliminden geriye
çınlaması kulaklarımda çekiç seslerinin
II.
incinen bir çocuk kalbiyle ben
dumura yatmış izliyorum olup biteni
yapraklar sarı , hava hüzünlü ve teşne
ve ıssız koylarda atlılar
nallarında öfkeli bir çağın sesi
~bağırsam sesimi duyan olur mu
~bağırsam hırçın maviliklerinde şehrin
~ bağırsam yağmur kokusu sinmiş ağzımla yasak bildirileri
öfkem bir bayrak gibi çekilir mi göndere
kanımı donduran mevsimin kesilir mi dili
III.
ağaçlar bodur