Karşıolgusal düşünme, bir olayın alternatif sonuçlarını düşünmemize ya da kendimizi bir anlığına başka bir koşulda hayal etmemize izin veren yaratıcı zeka unsurudur. "Ya şöyle olsaydı?" sorusunu sorma kapasitesidir ve bu yoksa beklenmedik bir zorlukla karşılaştığınızda kendinizi çaresiz durumda bulabilirsiniz. Geçmişinizi yeniden gözden geçiremezseniz hatalarınızdan ders çıkarıp ileride daha iyi çözümler bulmakta zorlanırsınız. Bu da çoğu akademik testte göz ardı ediliyor.
Fisher'ın deyişiyle, "Buradan çıkarılacak en kötümser anlam, öğrencilere kalıcı bilgiler vermiyor olmamız. Onlara yalnızca bir şeyler bildikleri hissiyatını veriyoruz ama aslında bilmiyorlar. Bu da görünüşe göre ters etki yaratıyor. "
The Hungry Mind adlı kitabında, anaokuluna giden bir grup çocuğun ayrı bir odadaki ebeveynlerinden birini aynalı camdan izlemesine izin verildiği bir deneye dikkat çekiyor. Ebeveynlere masadaki eşyalarla oynamaları, sadece masaya bakmaları ya da başka bir yetişkinle sohbet ederken eşyaları tamamen görmezden gelmeleri söylenmişti. Daha sonra bu eşyalar incelemeleri için çocuklara verilmişti ve ebeveynlerinin eşyalara dokunup keşfettiğini gören çocuklar, aynısını yapmaya çok daha yatkın çıkmıştı. Ebeveynlerin davranışları, en incelikli eylemler yoluyla çocuklara keşif yapmanın arzu edilir mi, yoksa caydırılmış mı olduğunu göstererek ilgilerini artırmış ya da söndürmüştü ve bu tavırlar zamanla çocukların zihnine kazınmış olabilir. Engel'in deyişiyle, "Merak bulaşıcıdır ve kendi hayatınızda meraka dair bir deneyiminiz yoksa çocuklarda merakı teşvik etmek çok zordur:'