Micah Nemerever’in These Violent Delights kitabı, saplantı, toksik bir yakınlık ve aşk olarak düşünülen fakat ondan çok daha uzak bir ilişkiyi anlatan, karanlık, rahatsız edici kör bir dalış ve her geçen sayfada yüzeye çıkmanız daha da zorlaşıyor.
Roman, 1970'lerin Pittsburgh’unda tanışan ve hızla tehlikeli bir yoğunluğa kapılan iki genç adamı, Paul ve Julian’ı takip ediyor. Paul, hep karamsar ve güvensiz, Julian ise manipülatif ve insanları etrafına çekmekte fazlasıyla başarılı biri. Dinamikleri çekim dolu ama aynı zamanda kıskançlık, korku ve her şeyin yavaş yavaş kontrolden çıkıyor hissiyle dolu.
Nemerever, kitabın atmosferini mükemmel bir şekilde yakalamış—her etkileşimin altında sürekli düşük seviyede de olsa bir huzursuzluk hissi var. Betimlemeler canlı, etkileyici ve ürkütücü; sizi psikolojik oyunlar, ahlaki belirsizlikler, sevgi ve sadakat konusunda sorularla dolu bir dünyaya sarıyor.
These Violent Delights bir aksiyon dolu gerilim kitabı değil, daha çok psikolojik bir karakter incelemesi. Her şey, Paul ve Julian arasındaki gerilimin yavaş yavaş artması, ikisinin de hem gerçeklikten hem de birbirlerinden kopması üzerine kurulu. Rahatsız edici ama gözlerinizi onlardan ayıramıyorsunuz ve bu, kitabı bu kadar etkili yapan şey. Olayların nereye gittiğini çok kolayca tahmin edebiliyorsunuz ama gelişme süreci sanki bilmiyormuşsunuz gibi büyüleyici. Duygusal olarak ağır ve karakterler öylesine kusurlu ve kendilerini mahvedici ki, zaman zaman sinir bozucu olabiliyorlar. Ama saplantının ve insanın karanlık yönlerinin psikolojik bir incelemesini, güzel yazılmış ve kalp atışlarını hızlandıracak bir şekilde okumak isterseniz, bu kitap tam da bunu sunuyor: iki derinden sorunlu insanın psikolojik kaosuna karanlık, içine çeken bir iniş. Etkileyici, yıkıcı ve son sayfayı
allah kahretsin ya. bu gece nasil uyucam ben abi o kadar uzuldum ki olucem uzuntuden o son soz oyle bi carpti ki aglamaktan burnum akiyo ulan. ikisi de olseydi bu kadar uzulmezdim ben napicam simdi s kicem ya
micah nemerever'ın ilk kitabı. tamamen rastgele seçip okumaya başlamıştım ve şuan gerçekten beni çağırdığını düşünüyorum.
kitabın ilk ve son partı gerçekten inanılmazdı. son 50 sayfası ve sonu kafayı yedirtti bana. leopold ve loeb davasından esinlenerek yazılmış. kitabın giriş bölümü cinayetle başlıyor ve daha sonra bu cinayeti işleyen paul ve julian'ın korkunç toksik birlikteliğini ve bu cinayetin arka planını okuyoruz.
ortalarının biraz uzadığını düşünüyorum ama yazarın kalemi çok iyi olduğu için pek sorun etmedim. neden bu hikayeyi genç yetişkin karakterlerle anlatmak istediğini kitabın sonundaki notta daha iyi anladım.
bence güzel bir iş çıkarmış ilk kitabı için.