Tuna’nın Türk’ü Tuna’nın Türküsü

·
Okunma
·
Beğeni
·
2
Gösterim
Adı:
Tuna’nın Türk’ü Tuna’nın Türküsü
Baskı tarihi:
Ocak 2018
Sayfa sayısı:
104
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055135058
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Töre Devlet Yayınevi
Her ne kadar Ruslar, her yeri doldurmuş olsa da buralar ona pek aşinaydı. Tuna gibi bir ulu nehiri, bulmuştu ya nihayet.
Başlarında töbeteyleri ile güler yüzlü, konuksever tatarların arasında, bir ferahlık duydu. Çevresinde, kelebekler gibi uçuşan dil, ne tanıdıktı.
Gerçi, hilallerin bağrına çakılmış haçları taşıyan, soğan kubbeleri görünce, bir felaketin is ve barut kokusunu da duyar gibi oldu. “Allah saklasın!” Ev sahipleriyle bir arabaya bindiler. Arabanın yanı başında, çekik gözlü yavuz biniciler at koşturuyordu.
Onlara bakınca, atları üstünde Balkanlar’a yıldırımlar gibi yağan, kanatlı akıncıları düşünmeden edemedi. “Be mübarek küheylanlar! Düldül soyundan gelmişler de sanki… Şu Türk soyunu, uçurmak için… Bre cahil aşık! Sen ki, tarihin içinde, bir solmuş yapraksın.”
104 syf.
·3 günde·8/10
Türk'ün gönül sızısı Balkanlardan bahseden kitap 14 öyküden oluşuyor.
Öyküleri okurken akıncıların çığlıklarıyla, geri çekilen bir milletin geride bıraktığı yetimlerin çığlıkları birbirine karışıyor adeta.
Atatürk ona '' Biz şimdilik ayrı düştük; ama ümidim odur ki , bir gün Allah bize gene Tuna'nın kıyısında, Selanik limanında , oturup yemeği, içmeği nasip ede...''

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tuna’nın Türk’ü Tuna’nın Türküsü
Baskı tarihi:
Ocak 2018
Sayfa sayısı:
104
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055135058
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Töre Devlet Yayınevi
Her ne kadar Ruslar, her yeri doldurmuş olsa da buralar ona pek aşinaydı. Tuna gibi bir ulu nehiri, bulmuştu ya nihayet.
Başlarında töbeteyleri ile güler yüzlü, konuksever tatarların arasında, bir ferahlık duydu. Çevresinde, kelebekler gibi uçuşan dil, ne tanıdıktı.
Gerçi, hilallerin bağrına çakılmış haçları taşıyan, soğan kubbeleri görünce, bir felaketin is ve barut kokusunu da duyar gibi oldu. “Allah saklasın!” Ev sahipleriyle bir arabaya bindiler. Arabanın yanı başında, çekik gözlü yavuz biniciler at koşturuyordu.
Onlara bakınca, atları üstünde Balkanlar’a yıldırımlar gibi yağan, kanatlı akıncıları düşünmeden edemedi. “Be mübarek küheylanlar! Düldül soyundan gelmişler de sanki… Şu Türk soyunu, uçurmak için… Bre cahil aşık! Sen ki, tarihin içinde, bir solmuş yapraksın.”

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Muhammet BÜLBÜL

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%100 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0