İmparatorluk Devri 1299 - 1789

Türklerde Devlet Anlayışı

İsmet Parmaksızoğlu
Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 57 dk.
Sayfa Sayısı:
175
Basım Tarihi:
1982
Yayınevi:
Başbakanlık Basımevi
ISBN:
---
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·175 syf.··
Beğendi
·
2018 5. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2018 13:11
Kitap Türklerin devlet kurma felsefesini ve yine yıkılma sebeplerini çok yerinde tespitler yaparak 175 sayfada anlatmış. 2. Baskısı 1986 yılında yapılan bu kitap az ama öz anlatmış. Şimdilerde vitrin kitapları arasında böylelerini bulmak çok zor oluyor. Okumanızı öneririm çünkü geçmişte yaşananların bugüne nasıl ışık tuttuğunu göreceksiniz. Doğu toplumlarında gördüğümüz fikri kuruyuşa, düşünce yoksulluğuna, yaratıcılığının kayboluşuna yol açan gelişmeler arasında, zayıf da olsa yaşayan ve çok yavaş meyve veren Türk devletini yaşatma azim ve çabası her zaman olduğu gibi çevresine ışık tutacak ve meyvelerini geç de olsa verecektir. Batının ulaştığı bilim, teknik ve fikir üstünlüklerine rağmen kuvvetli geleneklerimizden aldığımız güçlerle kurduğumuz devletimizi koruyacak, savunacak ve yaşatacağız.
Türklerde Devlet Anlayışıİsmet Parmaksızoğlu · Başbakanlık Basımevi · 19822 okunma
Atlı İmparatorluktan Akdeniz İmparatorluğuna Geçiş
9/10
·175 syf.··
Beğendi
·
2025 47. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 09 Eylül 2025 14:39
İsmet Parmaksızoğlu'nun 1982 tarihli eseri Türklerde Devlet Anlayışı: İmparatorluk Devri (1299-1789), Türk tarihinin derinliklerinde yatan devlet felsefesini, özellikle Osmanlı İmparatorluğu'nun kuruluşundan 18. yüzyıl sonuna uzanan dönemde ele alır. Kitap, Türklerin bozkır kökenli "atlı imparatorluk" geleneğinden, Akdeniz havzasında şekillenen çok uluslu bir "Akdeniz imparatorluğu"na evrilmesini merkeze koyar. Bu geçiş, Parmaksızoğlu'na göre, Türk devlet anlayışının temel taşlarını –eşitlikçilik, merhamet ve adalet– korurken, aynı zamanda iç dinamiklerin yarattığı ayaklanmalar ve karışıklıklarla yüzleşmek zorunda kalan bir süreci yansıtır. "Atlı imparatorluktan Akdeniz imparatorluğuna" ifadesi, eserin ruhunu özetler niteliktedir: Göçebe atlı kültürün dinamik, eşitlikçi yapısından, yerleşik ve deniz odaklı bir imparatorluğun karmaşık yönetimine uzanan bir dönüşüm. Yazara göre eşitlikçi yapı, sosyal hiyerarşinin katı olmadığı atlı toplumlarda görülür: Savaşçıların eşit katılımı, toy (meclis) gibi danışma mekanizmaları ve zayıfın korunması gibi unsurlar, Türk idaresinin merhametli yüzünü öne çıkarır. Osmanlı'ya geçişte bu miras korunur; örneğin, fethedilen topraklarda gayrimüslimlere tanınan özerklik ve hoşgörü (millet sistemi), Parmaksızoğlu'na göre, bozkırdaki merhamet geleneğinin Akdeniz'e uyarlanmış halidir. İmparatorluk, farklı etnisiteleri eşitlikçi bir çatı altında birleştirerek, "pax Ottomanica" diyebileceğimiz bir barış düzeni kurar. Bu, atlı imparatorlukların hızlı fetih ve dağılım anlayışından, Akdeniz'in ticaret ve diplomasi odaklı dünyasına geçişte, Türklerin adaptasyon yeteneğini gösterir. Pax Ottomanica ile birlikte büyüyen merhamet, sadece bir erdem değil, devletin sürekliliğini sağlayan bir araçtır. Sonuç olarak, Parmaksızoğlu'nun eseri, Türk devlet
Tarih
Türklerde Devlet Anlayışıİsmet Parmaksızoğlu · Başbakanlık Basımevi · 19822 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

İsmet ParmaksızoğluYazar · 2 kitap
Kavala’da doğdu. İlk ve orta tahsilini İstanbul’da tamamladı. 1945’te İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nden mezun oldu. Mezuniyet tezi olarak Orhan Köprülü ile birlikte Karaçelebizâde Abdülaziz Efendi’nin Hayatı ve Ravzatü’l-Ebrâr Zeyli’nin tenkitli neşrini hazırladı. Mezuniyetinden kısa bir süre sonra kütüphanecilik alanını seçti. 1945’te Manisa şehir kütüphanesinde başladığı memuriyetini İstanbul’daki Râgıb Paşa Kütüphanesi’nde sürdürdü ve genel müdürlüğe kadar yükseldi. Bu sırada komisyon üyelikleri, daire başkanlığı ve müsteşarlık makamlarında bulundu. En önemli faaliyeti olarak Türkiye kütüphanelerinin ihmal edilen veya çok ağır işleyen bir toplu katalogunun hazırlık çalışmalarına yön vermesi sayılabilir. Memuriyeti sırasında Bağdat’a resmî görevle gitti ve burada Arapça’sını ilerletti. 1962’de kütüphaneler genel müdür yardımcısı, 1966’da Din Eğitimi genel müdürü oldu. 1967’de bakanlık müfettişliği kadrosuna geçip Bağdat’a kültür ataşesi olarak gönderildi. Dönüşünde 1971’de yeniden Din Eğitimi genel müdürlüğüne getirildi. 1975’te Kültür Bakanlığı’nda başmüşavirlik kadrosuna tayin edildi ve aynı yıl emekli oldu. Bulunduğu makamlar dolayısıyla tarih alanındaki çalışmalara öncelik verdi ve Türk tarih metinlerinin neşrinde çaba gösterdi. Türk Tarih Kurumu bünyesi içinde tasnif çalışmalarına ve bazı neşriyat işlerine katkıda bulundu. Şark dilleri ve Osmanlı Türkçesi ile olan malzemenin düzenlenmesi sırasında bilgi ve becerisini ortaya koydu. 1983 yılında yeniden organize edilen Türk Tarih Kurumu’nun tayinle gelen geçici üyeleri arasında yer aldı. Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’sinin yeni neşri için oluşturulan komisyonda çalıştı ve eserin bazı bölümlerini sadeleştirdi. Son zamanlarında bütün mesaisini Kültür Bakanlığı bünyesinde başlatılan Türkiye Yazmaları Toplu Kataloğu çalışmalarına vermişti. 7 Ocak 1984’te vefat etti.