Abdulkadir BAKIR, 1996 yılında Gaziantep’te dünyaya geldi. Yaşamını bugün hâlâ doğduğu şehirde sürdüren BAKIR, yerelden beslenen ama evrensele seslenen üretim anlayışıyla dikkat çeken bir yazardır. İlk gençlik yıllarından itibaren insan gözlemlerine ve toplumsal yapının görünmeyen katmanlarına ilgi duyan BAKIR, bu ilgisini hem mesleki yaşamına hem de edebi yolculuğuna taşımıştır.
Uzun yıllardır bir alışveriş merkezinde satış danışmanı ve pazarlama uzmanı olarak görev yapan Abdulkadir BAKIR, bu deneyimi boyunca binlerce insanla birebir iletişim kurmuş, her bir yüzün arkasındaki hikâyeyi dinlemeyi ve hissetmeyi öğrenmiştir. Bu yoğun gözlem süreci, onun yazarlık kimliğini besleyen en önemli kaynaklardan biri olmuştur. İşinin insanla, duyguyla ve davranışla iç içe olması; eserlerinde samimi, derinlikli ve düşündürücü karakterler yaratmasına olanak sağlamıştır.
Edebiyat sahnesine güçlü bir giriş yaptığı ilk kitabı Ursuva, 2025 yılında Gece Kitaplığı etiketiyle yayımlandı. Distopya türündeki bu eser, sistem eleştirisiyle bireyin içsel yalnızlığını ustaca harmanlayan anlatımı sayesinde kısa sürede geniş bir okuyucu kitlesine ulaştı. Ursuva, yalnızca bir kurgu değil; modern yaşamın, görünmeyen baskıların ve ruhsal çözülmenin çarpıcı bir aynası olarak kabul edildi. Roman, yazıldığı dönemin ruhunu yakalayan ve okura kendi gerçekliğini sorgulatan etkileyici bir metin olarak değerlendirildi.
Yazarlığın yanı sıra sesini de duyurmak isteyen Abdulkadir BAKIR, podcast alanına adım atarak Bilinmezliğe Doğru adlı yayınıyla dikkat çekti. Spotify ve Apple Podcast gibi platformlarda dinleyiciyle buluşan bu seri, tıpkı kitapları gibi karanlık, sorgulayıcı ve atmosferik bir dil taşıyor. Podcast bölümlerinde bilinçaltının derinliklerinden toplumsal çöküş temalarına kadar geniş bir yelpazede konulara değinen BAKIR, dinleyicisini her bölümde farklı bir zihinsel yolculuğa çıkarıyor.
Bugünlerde ikinci romanı Vatnik 13 üzerine çalışan yazar, bu projede distopyanın yanı sıra karakter derinliği, rüya-gerçek geçişleri ve psikolojik çözümlemeler üzerine eğiliyor. Her yeni çalışmasıyla kendi anlatı evrenini genişleten BAKIR, yazının sadece bir sanat biçimi değil; aynı zamanda insanın içini dönüştüren bir araç olduğuna inanıyor.
Abdulkadir BAKIR için yazmak, bir varoluş biçimi. Kimi zaman bir satış danışmanının gözünden, kimi zaman bir sistemin kıyısında sıkışıp kalmış bir karakterin zihninden; ama daima içten, dürüst ve etkileyici cümlelerle…