Selamlar sevgili dostlarım.
Toplanınnn ! Hep beraber geçmişe gidiyoruz. Hem de yaşanmış olaylardan esinlenerek , yazarın soy ağacını anlattığı güzel bir anı,roman niteliği taşıyan bu eserle. Yaşanmışlık denince benim aklıma her daim Anadolu gelir ama bu eserde Anadolu dışına Kurucu Önderimizin var olmuş olması da beni ayrıca etkileyen durumlardan biri .
Kitabın başında askerdeyken , doğumda eşini kaybeden Durmuş bu durumlara rağmen komutanlarından izin alamaz ve kaçmaya karar verir .
Diğer yandan Durmuş'un köydeki Demirci Ustası babası Mustafa ağa dükkandaki işlerini yürütmek için hem kızlarından hem de köylülerden yardım alarak işlerini ilerlemeye , evine , torununa ve ailesine ekmek götürmeye çalışmaktadır . O zamanlarda dışarıdan gelenler hep garipsendiği için köye dışardan gelen ve iş arayan genç demirci ustası Ömer köylüler tarafından, Mustafa ağa ile görüştürülmeden gönderilmek istenmektedir . Fakat Ömer , ekmeğinin derdinde ve yaptığı işin kaliteli olduğundan emin olduğundan sonuna kadar çabalamak isteyecektir .
Başarabilecek mi ? Orasını okuyarak göreceğiz .
Kitabın ilerleyen kısımlarında , kaybedilen bir uzvun , kaybedilme sürecindeki sancısının birey ve aile üzerinde işlenişinden ve daha bir çok yaşamsal faaaliyetin etkilerinden bahsedilmektedir .
Buram buram Anadolu , köy ve aile yaşamı işlenmiş olan bu eseri okurken hiç zorlanmayacağımız , birazda Yeşilçam nezdinde bir eser .