Vicdan Manifestosu

·
Okunma
·
Beğeni
·
163
Gösterim
Adı:
Vicdan Manifestosu
Baskı tarihi:
Haziran 2014
Sayfa sayısı:
270
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055027339
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yakın Plan Yayınları
"Vicdan ağırlaştıkça geçmiş de ağırlaşır. Geçmiş ağırlaştıkça da vicdan Bu terazinin dengesi hiç bozulmaz. Geçmişini hafifletmeye, üzerine gitmeye başladığın anda vicdan az da olsa nefes almaya başlar. Asla vicdanın seni sınamasına izin verme evlat. Ağırlığı altında ezilirsin. Seni usuldan çürütür, içten içe... Sol yanın hep acımaklı geçer."
-BİLGE-

O, Kore gazisi...Elinden hiç düşürmediği tahta tüfeğiyle çocukluğunu süsleyen en büyük hayaliydi asker olmak. Tahminin ötesinde bir şekilde oldu da! Kore Savaşı'na katıldı. Bu uğurda bedeninde düzelmeyen hasarlar aldı ve birkaç parmağını feda etti. Ne var ki hayatının asıl savaşını vicdanı ile çarpışarak verdi. Gözlerini ilk açtığında hissettiği tek şey acıydı. İçini yakan, tasvire imkân vermeyen derin bir acı Yüreğini ve ruhunun bir kısmını kaybetti geçmişinin hedefinde canla karışık. İdealleri uğruna herkese karşı yalnızlığı kendine yoldaş edinen ve Bilge'siyle ödüllendirilen Bilge'nin öğretileri ile tüm kararlılığına rağmen yıllar sonra öğrendikleriyle tüm havsalası sekteye uğrayan Her daim bir ikilem girdabında kendini bulma çabası sarf eden er kişi...Paralelinde İstanbul'da yaşayan teyzesinin aşkları, itirafları, ihtirasları, yaşanmışlık ve pişmanlıkları... Aşkı uğruna birçok şeyi göze alabilecek cesaretli bir kadın mı? Yoksa her şeyden kolayca vazgeçebilecek cesaretine ve aşkına yenilen kırılgan bir kadın mı? Dönemin İstanbul ve Gaziantep'ini okudukça o atmosferin içine çekileceksiniz.Sen olsaydın ne yapardın? Sevdiklerini kaybetmek ve üzmek pahasına gerçeklere bağlı kalıp tüm sırları açıklar mıydın? Yoksa küllenen yangını bastırmayı tercih edip bilmezden gelme oyunu mu kurardın? Kurduğun oyunun içine dâhil mi olurdun? Yoksa uzaktan seyircisi mi olurdun? Her iki durumda da vicdanını susturmayı nasıl başarırdın? En üstün kavramın aşk mı, vicdan mı, pişmanlık mı olurdu? Tercih senin.
268 syf.
·1 günde
En buyuk hayali asker olmak olan bir cocugun seruveniyle baslayan roman akiciydi.
İçinde askta vardi ozlemde, savasta,acı ve sevincte vardi. Kadinlarin yasamlarindan kesitler vardi. Cocuklarin hayal dunyalarindan ve gelecekte ne olmak istediklerini nelerin belirledigi, cesaret ve en onemlisi VICDAN vardi.
Boyle iyi bir kitap beklemiyordum acikcasi.
Aşkin imtihani zordur. Suallerini yanitlarken hayat sana kopya vermez. Cevabi icindedir cunku. Derinliklerindedir. Hesaplayarak aşkı yasayamazsin. Kendinden kacarken icine hapis ettigin sevdadan nasil kacabileceksin, sorarim sana?
Melda Zirek
Sayfa 119 - Yakin plan yayinlari
Ask adami âlim eder, zalim eder, sair eder, riyakâr eder. Kendini kendinle çatistirir. Ask adami mutlu eder, mutsuz eder, çile çektirir, hasta eder. Bunlara katlanmaya var mısın Küçük Osman?
Cesaretinin altında yatan en buyuk seyin korku oldugunu bedeni ona surekli sinyaller gondererek hatirlatiyor. Her seyden zaman icinde oyle uzaklasmis ya da uzaklastirilmis ki yaklasmaktan korkuyor. Tekrar icini acmaktan...
" Her insan tektir. Her karakter kendine ozgudur. Her dusunce, kendi ozu icinde olusur, gelisir ve disa atilir saskin cocuk"
" Şaşırmak, biraz yasla ilintilidir. Tecrube dedikleri hatalar zincirin arttikca ve halkalar zaman icinde kemiklesip saglamlastikca saskınlıklarin azalıyor"
Melda Zirek
Sayfa 44 - Yakin plan yayinlari

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Vicdan Manifestosu
Baskı tarihi:
Haziran 2014
Sayfa sayısı:
270
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055027339
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yakın Plan Yayınları
"Vicdan ağırlaştıkça geçmiş de ağırlaşır. Geçmiş ağırlaştıkça da vicdan Bu terazinin dengesi hiç bozulmaz. Geçmişini hafifletmeye, üzerine gitmeye başladığın anda vicdan az da olsa nefes almaya başlar. Asla vicdanın seni sınamasına izin verme evlat. Ağırlığı altında ezilirsin. Seni usuldan çürütür, içten içe... Sol yanın hep acımaklı geçer."
-BİLGE-

O, Kore gazisi...Elinden hiç düşürmediği tahta tüfeğiyle çocukluğunu süsleyen en büyük hayaliydi asker olmak. Tahminin ötesinde bir şekilde oldu da! Kore Savaşı'na katıldı. Bu uğurda bedeninde düzelmeyen hasarlar aldı ve birkaç parmağını feda etti. Ne var ki hayatının asıl savaşını vicdanı ile çarpışarak verdi. Gözlerini ilk açtığında hissettiği tek şey acıydı. İçini yakan, tasvire imkân vermeyen derin bir acı Yüreğini ve ruhunun bir kısmını kaybetti geçmişinin hedefinde canla karışık. İdealleri uğruna herkese karşı yalnızlığı kendine yoldaş edinen ve Bilge'siyle ödüllendirilen Bilge'nin öğretileri ile tüm kararlılığına rağmen yıllar sonra öğrendikleriyle tüm havsalası sekteye uğrayan Her daim bir ikilem girdabında kendini bulma çabası sarf eden er kişi...Paralelinde İstanbul'da yaşayan teyzesinin aşkları, itirafları, ihtirasları, yaşanmışlık ve pişmanlıkları... Aşkı uğruna birçok şeyi göze alabilecek cesaretli bir kadın mı? Yoksa her şeyden kolayca vazgeçebilecek cesaretine ve aşkına yenilen kırılgan bir kadın mı? Dönemin İstanbul ve Gaziantep'ini okudukça o atmosferin içine çekileceksiniz.Sen olsaydın ne yapardın? Sevdiklerini kaybetmek ve üzmek pahasına gerçeklere bağlı kalıp tüm sırları açıklar mıydın? Yoksa küllenen yangını bastırmayı tercih edip bilmezden gelme oyunu mu kurardın? Kurduğun oyunun içine dâhil mi olurdun? Yoksa uzaktan seyircisi mi olurdun? Her iki durumda da vicdanını susturmayı nasıl başarırdın? En üstün kavramın aşk mı, vicdan mı, pişmanlık mı olurdu? Tercih senin.

Kitabı okuyanlar 2 okur

  • Gülistan
  • Razmuhi

Kitap istatistikleri