Yazgı, insanın bir başka insanda kendini bulduğu nadir anların romanıdır. Kimi karşılaşmalar vardır; bir sevda olmaktan öte, hayatın bizzat kendisine dönüşür. Hakan için Sena tam da budur. Hakan’ın dünyasında Sena, sıradan bir aşk değil; karanlığı aydınlatan bir kaynak, suskunluğa anlam veren bir uyanıştır. Onun varlığı, kaybolmuş duyguları yeniden canlandırır, yarım kalmış bir ruhu tamamlar. Bu roman, sevmenin ötesinde ait olmayı, bir kalpte yeniden doğmayı ve insanın eksik yanlarını bir başkasının varlığında bulmasını anlatır. Zaman geçse, yollar değişse, dünya eskise bile bazı isimler kalpte hep aynı yerden yankılanır. Ve insan, bir kez hayatın kendisini buldu mu artık hiçbir eksiklik onu yarım bırakamaz. Yazgı, – kaderin ince dokunuşlarına inananlara, – aşkı bir tamamlanma hâli olarak görenlere, – kalbin sessiz cümlelerini okumayı sevenlere hitap eden derin ve duygusal bir anlatı sunuyor. Bu kitap, bir aşk hikâyesinden çok daha fazlası… Bir ruhun, kendi yazgısını tanıma yolculuğu.