Yedikıta - Sayı 071 (2014 Temmuz)

·
Okunma
·
Beğeni
·
25
Gösterim
Adı:
Yedikıta - Sayı 071
Alt başlık:
2014 Temmuz
Baskı tarihi:
Temmuz 2014
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Çamlıca Basım Yayın
“Avrupalılara ‘kültür’ümüzü göstereceğiz diye Topkapı Müzesi’nde bizce kıymetten ziyade kudsiyeti haiz olan bazı eşyayı Paris’e gönderdik. Bu eşya arasında Fatih’in ve Kanuni Sultan Süleyman’ın kaftanı da bulunuyormuş. Eşyayı
götürenler bunları Fransızlara teslim etmişler ve artık bir daha aramamışlar.

“Sergi bitmiş, yerine başka sergi kurulacağı için sergidekiler iade edecek adam bulamadıkları bu eşyayı, o meyanda Fatih’in kaftanını, Süleyman’ın entarisini, incili pabuçları, yine Fatih’in topuzunu koridora atıvermişler.

“Arayan yok, soran yok…

“Fatih’in kaftanı toz toprak içinde ayaklar altında sürünmüş, çiğnenmiş, yırtılmış. Pabuçların incileri çalınmış, topuzun kıymetli taşları koparılmış, sökülmüş...

“Nihayet biri gitmiş bunları tesellüm etmiş. Müzeler Umum Müdürü de bir hafta sonra ihtiyar-ı zahmet buyurarak, paçavra halinde bulunan bu millî mefahir yadigârlarının tabuta konulmalarında bile hazır bulunamamış…”
Refi’ Cevat Ulunay’ın ‘Takvimden Bir Yaprak’ isimli köşesindeki bu sitem ve esef dolu satırlar tam 60 yıl önce yayınlandı. Ki sadece bu gazete kupürü bile daha önceki yıllarda yaşananların vehametini ortaya koymaya yeter de artar… Ecdat yadigarlarının başına gelenlerden en hafiflerinden birisidir bu sergi ayıbı; ve bu saygısızlığın temelinde ‘bunlar sultanların hazinesi değil, milletin hazinesidir’ tezviratı yatmaktadır. İşte, milletin hazinesinin başına gelenler!

Bu sayımızda, 1924 yılında bir milletvekilinin “Topkapı Sarayı hazinelerini satalım, demiryolu yapalım.” teklifinin etrafında, bizzat şahitlerinin anlatımıyla şu anda bir kısmı Topkapı Sarayı Müzesi’nde sergilenen hazinelerin başından geçenleri sayfalarımıza taşıdık.

Her ay olduğu gibi bu ay da birbirinden orijinal yazılar sayfalarımızı süslüyor. Çok konuşulan ama pek de bilinmeyen Osmanlı Padişah Anneleri’ni Tarihçi-Yazar Ömer Faruk Yılmaz; Ermeni asıllı Rus ressam olarak bilinen Ayvazovski’yi
ve Ermeni tehcirinden sonra değişen karakterini Prof. Dr. Fatma Ürekli; günümüzün moda tabiriyle Değerler Eğitimi’nin Osmanlı’da uygulanışını Doç. Dr. Mustafa Gündüz; İkinci Abdülhamid Han’ın danışmanlarından Luis Sabuncu’nun sultana sunduğu sekiz dilli tebriknameyi Ertuğrul Özbilen Yedikıta okuyucuları için kaleme aldı.

Tecrübe Konuşuyor bölümünün bu ayki misafiri, edebiyat dünyasının tanınmış simalarından Beşir Ayvazoğlu’nun kültür dünyamıza dair anlattıklarını ilgiyle okuyacaksınız.

Ramazan-ı Şerif ayınızı ve bayramınızı tebrik ederiz.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yedikıta - Sayı 071
Alt başlık:
2014 Temmuz
Baskı tarihi:
Temmuz 2014
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Çamlıca Basım Yayın
“Avrupalılara ‘kültür’ümüzü göstereceğiz diye Topkapı Müzesi’nde bizce kıymetten ziyade kudsiyeti haiz olan bazı eşyayı Paris’e gönderdik. Bu eşya arasında Fatih’in ve Kanuni Sultan Süleyman’ın kaftanı da bulunuyormuş. Eşyayı
götürenler bunları Fransızlara teslim etmişler ve artık bir daha aramamışlar.

“Sergi bitmiş, yerine başka sergi kurulacağı için sergidekiler iade edecek adam bulamadıkları bu eşyayı, o meyanda Fatih’in kaftanını, Süleyman’ın entarisini, incili pabuçları, yine Fatih’in topuzunu koridora atıvermişler.

“Arayan yok, soran yok…

“Fatih’in kaftanı toz toprak içinde ayaklar altında sürünmüş, çiğnenmiş, yırtılmış. Pabuçların incileri çalınmış, topuzun kıymetli taşları koparılmış, sökülmüş...

“Nihayet biri gitmiş bunları tesellüm etmiş. Müzeler Umum Müdürü de bir hafta sonra ihtiyar-ı zahmet buyurarak, paçavra halinde bulunan bu millî mefahir yadigârlarının tabuta konulmalarında bile hazır bulunamamış…”
Refi’ Cevat Ulunay’ın ‘Takvimden Bir Yaprak’ isimli köşesindeki bu sitem ve esef dolu satırlar tam 60 yıl önce yayınlandı. Ki sadece bu gazete kupürü bile daha önceki yıllarda yaşananların vehametini ortaya koymaya yeter de artar… Ecdat yadigarlarının başına gelenlerden en hafiflerinden birisidir bu sergi ayıbı; ve bu saygısızlığın temelinde ‘bunlar sultanların hazinesi değil, milletin hazinesidir’ tezviratı yatmaktadır. İşte, milletin hazinesinin başına gelenler!

Bu sayımızda, 1924 yılında bir milletvekilinin “Topkapı Sarayı hazinelerini satalım, demiryolu yapalım.” teklifinin etrafında, bizzat şahitlerinin anlatımıyla şu anda bir kısmı Topkapı Sarayı Müzesi’nde sergilenen hazinelerin başından geçenleri sayfalarımıza taşıdık.

Her ay olduğu gibi bu ay da birbirinden orijinal yazılar sayfalarımızı süslüyor. Çok konuşulan ama pek de bilinmeyen Osmanlı Padişah Anneleri’ni Tarihçi-Yazar Ömer Faruk Yılmaz; Ermeni asıllı Rus ressam olarak bilinen Ayvazovski’yi
ve Ermeni tehcirinden sonra değişen karakterini Prof. Dr. Fatma Ürekli; günümüzün moda tabiriyle Değerler Eğitimi’nin Osmanlı’da uygulanışını Doç. Dr. Mustafa Gündüz; İkinci Abdülhamid Han’ın danışmanlarından Luis Sabuncu’nun sultana sunduğu sekiz dilli tebriknameyi Ertuğrul Özbilen Yedikıta okuyucuları için kaleme aldı.

Tecrübe Konuşuyor bölümünün bu ayki misafiri, edebiyat dünyasının tanınmış simalarından Beşir Ayvazoğlu’nun kültür dünyamıza dair anlattıklarını ilgiyle okuyacaksınız.

Ramazan-ı Şerif ayınızı ve bayramınızı tebrik ederiz.

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Muharrem Okumuş

Kitap istatistikleri