Yeni Bir Bakış Açısıyla İlim ve Din 2

0,0/10  (0 Oy) · 
0 okunma  · 
0 beğeni  · 
175 gösterim
Son bir-iki asırdan beri pozitivist ve materyalist teoriler, bilim ve düşünce hayatını baskı altına aldıklarından, varlık adına başka yorum ve başka referans kaynakları ilim yuvalarının dışında tutulmaya çalışıldı; kainat ve hadiselerin yorumu tek bir tipe irca ile her şey belli bir anlayışa göre tefsir edildi. Hakikatin ilmine ulaştıran yollar daraltıldı. Her şey madde ile irtibatlandırılarak metafizik mülahazalar tamamen devre dışı bırakıldı. Oysa ki, çağımızın ilim telakkisine göre, atomla beraber atom-altı, atom-üstü dünyalar da, sorgulayıcı bir üslupla ele alınmalı; ihtimali mülahazalar öne çıkarılmalı; varlık, kendi iç dinamikleri ve parçacıkları ile yorumlanıp tahlil edilmeli; bir kısım harici güç kaynaklarının mevcudiyeti de hesaba katılarak her şey, fizik ve metafizik, ruh ve maddenin birleşik dünyasına göre değerlendirilmeliydi..! Ama ne acıdır ki, böyle önemli bir meselede, ne dini dışlayanlar ne de ona sahip çıkanlar, daha doğrusu sahip çıkıyor görünenler, gereken ilmiliği gösteremedi ve varlığa bu ruh ve bu mana esprisiyle bakamadılar. Kainat ve insanı, ilahi isimlerin değişik tecelli dalga boyunda birer yansıması olarak düşünemediler. Derken, hakikat aşkının yerini fantastik mülahazalar, araştırma ahlakının yerini de şablonculuk aldı ve topyekün bir düşünce hayatı modern dogmatizmin işgaline uğradı ve gerçek ilim düşüncesi felç oldu.. İnsanın aklı, fikri ruhuyla çelişir hale getirildi ve insan ruhu, bu üst üste dayatmalar karşısında kendi enfüsi gerçeklerine karşı adeta yabancılaştırıldı.