Çok farklı bir konusu vardı kitabın. Sayfalar genelde sohbetlerle geçtiği için çabucak bitti. Ben sonunu farklı hayal ediyordum ama şaşırdım yine. Kitapta bir karakterimiz var konu sadece onun üzerine dönüyor. Serdar bir kaza sonucu ölüyor ve yeniden doğuyor, bir bebek olarak. Herkes ona Mert diye hitap ediyor. Aslında kim olduğunun farkında ama Serdar olduğu zamanları da unutmamış. Küçükken bende acaba ölüp yeniden mi doğacağız, öyle olucaksa acaba geçmişi hatırlayacak mıyız diye çok sorardım kendime. Mert, Serdar olduğu zamanki karısını arar İstanbul'da. Onu bulur ve o yaşlanmış hastalanmıştır. Kızı ile arkadaş olarak sürekli onu görmeye gider onunla eskilerden konuşur. Fakat olaylar sadece bundan ibaret değildir. Kitapta bir gizem vardır. Casuslar, takipler birbirini kovalıyor ve bilmediğiniz bir gizemle karşı karşıya geliyorsunuz. Kitabın sonu başladığı gibi bitiyor güzel bir bitiş olmuştu. Yazarın dili sıkıcı değildi zaten dediğim gibi geneli sohbet tarzı konuşmalardan oluşuyor. Konusunu saçma bulanlar da olabilir ilgisini cekenlerde. Çünkü gerçekte olmayacak bir kurgu diyebilirim. Keyifli okumalar.