Yıldızfer

Çağnam Erkmen
Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 48 dk.
Sayfa Sayısı:
240
Basım Tarihi:
Şubat 2019
Yayınevi:
Doğan Kitap Yayınları
ISBN:
9786050958751
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Artık sanal dünyanın romana girdiğini söyleyebiliriz!
9/10
·240 syf.··
2021 4. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 10 Ekim 2021 00:00
Yazarın adını da romanın adını da bir dergide tesadüf gördüm, ilgimi çekti, okuma listeme ekledim. Doğru bir karar mıydı? Kesinlikle. Çünkü roman klasik anlatıların ötesinde, günümüz teknolojisiyle harmanlanmış bir dünyada kurgulanıyor. Bize daha yakın, daha teknoloji çağı. Artık sanal dünyanın romana girdiğini söyleyebiliriz! Romanda çocukluğunda ağaca konan bir kuşu evinin penceresinden izlediği esnada kuşun cazibesine kapılıp kendisini kaldırımlarda kıvranırken bulan ve bir daha asla yürüyemeyeceğini öğrenip bununla yaşamaya çalışan bir adamın düşünceleri, kendini arayışı, kendini omurilik felçlisi değil 'normal' bir insan olarak görme arzusu anlatılmaktadır. Romanı ilginç kılan en büyük özelliği sosyal medyanın romanın merkezinde oluşu. Zira felçli karakter kendisine Twitter'da @tekerlekler adlı sahte bir profil yaratıyor. Dünyayı gezen bisikletli bir gezgin imajı çiziyor kendine. Çeşitli görselleri birleştirip bisikletiyle adaları gezmiş ve fotoğraf çekmiş gibi paylaşıyor hesabında. Kısacası tekerlekli sandalyenin tekerlekleri bisiklet tekerleklerine dönüyor. Sonrasında okuyucu @tekerlekler'in sosyal medya hesabında tanıştığı diğer kullanıcılarla konuşmalarını, aralarında geçen sanal ilişkileri, cinsel tatminleri, felçli karakterin ancak orada yani sanal dünyada özgür oluşuna tanıklık ediyor. Dairesinin karşısına çocukluk aşkı Yıldızfer'in taşınmasıyla altüst olsa da nihayetinde kendini olduğu gibi kabul etmeyi başarıyor. Kullanıcı adını kendi adıyla değiştiriyor ve kendini buluyor.
YıldızferÇağnam Erkmen · Doğan Kitap Yayınları · 201917 okunma

Yazar Hakkında

Çağnam ErkmenYazar · 4 kitap
İstanbul’da Vakıf Gureba Hastanesi’nde doğdu. Levent’te büyüdü. Akmerkez’in temelleri atılmadan önce bazılarının tozuttuğu arazide futbol oynadı. Bisiklete binerken ellerini bırakarak sürmeyi öğrendi. Bilek güreşi ve normal güreşi iyi yaptığı için judoyu da denedi. Mekteb-i Sultani’yi bitirdi. Resim Heykel falan yapmak isterdi ama mühendis olmak zorunda kaldı. Ekmek parası kazanmak için çalışma hayatına atıldı, pasta parası kazandı. İstikrarsız kariyer planlaması sonucu üst düzey yöneticilik yapmak zorunda kaldı. Her şeyi merak etti sonra her şeyden sıkıldı. Şimdi yazıyor, okuyor ve keyfi de pek yerinde. Ayrıca fikrini ve özgeçmişini gelecekte değiştirme hakkını saklı tutuyor.