@kitap_nevin

@kitap_nevin
@kitap_nvnn
Sonra biraz daha büyüdük, evlendik, mutluluğu bulmak istedik, bulduk mu? Bazılarımız evet, bazılarımız idare ettik ve bazılarımız yine düştük. Ben de o düşenlerden biri oldum itiraf edeyim. Hem de nasıl düşmek! Yüzüm gözüm çamur içinde, her yerim yara bere… Hani bir daha ayağa kalkabilir miyim bilemem dediklerimizden. Evet, düştük ve işte bugün yeniden ayaktayız.
Reklam
mutlu olabilmek için; eski bir tutkunuzu yeniden keşfedin ya da yenisini bulun, dikkatinizi dağıtacak ufak ve basit bir şey olabilir
Bir çoban, keçilerini otlatırken büyük bir uçurumun kenarına gelir. Uçurumdan aşağı doğru şöyle bir bakar ve kendi kendine: “Buraya düşen asla kurtulamaz!” diye geçirir içinden ve oradan uzaklaşır. Çoban uzaklaşır uzaklaşmasına da koyunlarından biri otlanmak için o uçurumun kenarına doğru gitmektedir. Bunu gören çoban, koyuna bağırır, taş atar; ama nafile… Ne yapsa koyunun yönünü değiştiremez. “En iyisi gidip kendim engelleyeyim, yoksa diğerleri de peşi sıra uçurumdan aşağı düşerler.” der. Çoban, koyuna yaklaşırken aniden ayağı kayar ve uçurumdan düşer.Ölümle burun buruna gelen çoban, hayatının son saniyelerini yaşadığını zannederken aniden bir ağaç dalına tutunduğunu görür. Şükreder Allah’a, böyle bir anda kendisini hiç ummadığı bir dal ile kurtardığı için… Sonsuz bir teslimiyetle sığınır ve hayatta kalmanın, hayatının tadını derinden hisseder.Fakat bu uçurumdan yukarı nasıl çıkacaktır? Tekrar hayata nasıl tutunacaktır? Eskisi gibi koyunlarını otlatabilecek midir? Çoban, bir yandan bunları düşünürken, diğer yandan da kendi lisanıyla, “Kimse yok mu?”, “Kimse yok mu?” diye bağırmaya başlar. Saatlerce bağırır, ama kimseye sesini duyuramaz. Ses gider, kaslar daha fazla dayanamayacak hale gelir; fakat yine de tutunduğu ağacın dalını bırakmayarak kısılmış sesiyle: “Kimse yok mu?” demeye devam eder. Bir an olsun umudunu yitirmez ...
Öyle bunalıyorsunuz ki sıkıntılarınızı anlatmak dahi istemiyorsunuz. Hem zaten anlatsanız da sizi kimsenin anlamayacağını  düşünüyorsunuz. Yanılıyorsunuz!“Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin ona verdiği vesveseyi de biz biliriz. Çünkü biz, ona şah damarından daha yakınız.” Kaf 50/16
kendinizi bir başkasının mutsuz edemeyeceği kadar değerli görün ...
Reklam