Kimi zaman bir otoban karanlığında, kimi zaman köylerin tozlu yollarında, bazen de şehrin kuytuların da saklanan, yolculukta ve çaresizlik de, hayatın sertliğini, acının ağırlığını ve içimizde gizlenen yangını dizelere taşıyan bir yolculuk bu.
Merhaba Arkadaşlar,
Bugün sizlere okudukça insan da derin izler bırakan bir şiir yolculuğundan bahsedeceğim.
Şiirler de yoksulluğun, çaresizliğin ve yalnızlığın izleri öylesine derin ki, satır aralarında sessiz ama güçlü bir direniş hissi dolaşıyor. Anlatımın yalınlığı ise bu duyguları daha da keskinleştirerek okura doğrudan ulaşıyor. Şair, süslü ifadelerin arkasına saklanmak yerine içinden geçtiği hisleri olduğu gibi aktarıyor ve bu içtenlik daha ilk anda kendini belli ediyor.
Şimdi gelin, bu yolculuğun ayrıntılarına biraz daha yakından bakalım.
Kitap boyunca yalnızca bireysel duygulara değil, toplumun çoğu zaman görmezden gelinen, sessiz bırakılmış hikâyelerine de kapı aralanıyor. Her şiir, bir hayatın kısa bir anına dokunuyor. Kimi zaman içten bir anlatı, kimi zaman da sessizce yükselen bir çığlık gibi karşımıza çıkıyor. Karanfiller De Solar ise yalnızca bir şiir kitabı olmanın ötesinde, yoksulluğun, özlemin, yalnızlığın, pişmanlığın ve umudun iç içe geçtiği bir yaşam panoraması sunuyor.
Solan Karanfiller burada sadece güzelliğin kaybını değil, zamanın insan üzerindeki yıpratıcı etkisini ve hayatın kırılganlığını da simgeliyor. Şair bu soluşu öyle bir incelikle işliyor ki, okur ister istemez kendi iç dünyasıyla yüzleşiyor. Çünkü bazı duygular vardır ki konuşulmaz ama şiir onları en derinden dile getirir.
Sevgili yazarımızın bu şiir kitabı, hayatın içinden süzülen kırılma anlarını, insanın en ham ve en çıplak duygularını ve yaşamakla tükenmek arasındaki o hassas sınırı güçlü bir şekilde ortaya koyuyor. Şair, kitabın sonuna