Bolca okuyan, kahve tutkunu, bir kedinin ev arkadaşı, bir tatlı adamın eşi, dünyalar tatlısı küçüklerin annesi... Günün aydınlık saatlerinde de avukat.
Gençlerin başarısızlıkları tamamen dürüstlük ve samimiyet yetersizliğinden kaynaklanıyor. Bunca senelik tecrübeme göre bu ikisi olmadan hiçbir şeyi başaramazsın.
“Burayı (akıl hastanesini) kesin olarak terk etmeye karar versem bile hukuk mesleğine geri dönecek değilim. Kendilerini normal ve önemli sayan, aslında hayattaki tek işlevleri herkesin işini zorlaştırmak olan delilerle vakit harcamayacağım artık. Şehir tiyatrosunun kapısında meyve satarım daha iyi. Hukukun yararsız çılgınlığına yeterince katkıda bulundum.”
Kronik acılaşma vakalarında, söz konusu kişi hastalığını haftada yalnızca bir kez hisseder: pazar günleri Öğleden sonraları. O durumda tekdüze bir işle oyalanamadığından, belirtiler ortaya çıkar. Bir türlü geçmek bilmeyen o sakin öğle sonları cehennemden farksızdır, kişi huzur yerine derin ve kesintisiz bir sinirlilik içinde olduğundan hayatında bazı şeylerin hiç de doğru düzgün gitmediğini fark eder. Derken, pazartesi günü gelir ve acılaşmış kişi, bir gün önceki sıkıntısını unutur, ama hiçbir zaman doğru dürüst dinlenecek vakti olmadığından, hafta sonlarının çok çabuk geçtiğinden şikâyet etmekten geri durmaz.