Bolca okuyan, kahve tutkunu, bir kedinin ev arkadaşı, bir tatlı adamın eşi, dünyalar tatlısı küçüklerin annesi... Günün aydınlık saatlerinde de avukat.
Nora, o anda kendisinin bir kara delik olmadığına karar verdi. Aslında volkandı. Volkan gibi o da kendinden kaçamazdı. Olduğu yerde kalıp çorak toprakları zenginleştirmek zorundaydı...
"Her arabada bir sopa var çünkü uzlaşma, sakinlik, anlayış, empati gibi meziyetlerimiz güdük kaldığı için sopa olmadan meseleleri çözemez durumdayız. Çünkü anadilimiz Türkçe değil, anadilimiz şiddet."
"Gece böyle devam etti. Haberlerden, müzikten, filmlerden söz edildi."
Hasret duyduğumuz bir hayat iki cümle ile ifade edilmiş. Sıradan, sanatsal, gündemsiz.