Mezar başındakiler ağlıyordu. Herkesin ağlaması kendine benziyordu. İç çekerek ağlayanlar, dışadönük bir kederle hıçkırarak ağlayanlar, içedönük bir kederle susarak ağlayanlar.
Bir ara bir rüzgar esti, ince, çok ince bir rüzgar. Yeni kazılıp deşilmiş topraktan yükselen küf kokusu burnuma değdi. Toprağın bile küflendiği bu dünyada yine de daima taze bir şey olabilir mi?