Şimdi buradayız işte. İşlediğimiz günahın kefaretini ödüyoruz. Bir adam tarafından kandırılmaya izin vermiş, onun peşine körü körüne takılmış olmamızın kefaretini; başkaldıran insan tanımını unutma, bencillik, öngörüsüzlük, vurdumduymazlık, diktatöre boyun eğme, küçük hırslarımıza kapılma günahlarının kefaretini. Gündelik yaşamımız içinde küçük boyun eğişlerimizden oluşan küçük günahların hikayesi bu.
Allah, er ya da geç herkesin gönlüne göre veriyor. Ve inan ki hiç kimse ettiğiyle kalmıyor. Yani yüreğini ferah tut, sonunda her şey olacağına varıyor...
Kavga çıkmasın diye sustuğum zamanlar kimse kırılmasın diye yuttuğum konular ve kaybetmemek için alttan aldığım insanlar oldu. Şimdi anlıyorum ki bazı kavgalar çıkmalı bazı kalpler kırılmalı ve bazı insanlar kaybedilmeliymiş... Sürekli gönül yapmaya çalışınca kıymetin kalmıyormuş...
Zaman çok şey öğretiyor insana...
Gün geliyor, yanlış insanlara kıymet verdiğini öğreniyorsun. Gün geliyor, bazı şeylere boşu boşuna üzüldüğünü... Zamanla herkese değer verilmeyeceğini ve bazı şeylere üzülmemen gerektiğini öğreniyorsun sonra. Bir bakıyorsun ki seni acıtan onca yara çoktan kapanmış... Çünkü alışmayı ve kabullenmeyi öğrendiğinde kendine değer vermeye başlıyorsun. Kendine değer verince iyileşmeye ruhundan başlıyorsun...