#okudumbitti "Yalnızlığın tedavi edilebilir bir hastalık olmadığını anlamamın an meselesi olduğunu biliyordum, bu ömür boyu hapis cezasıydı."
"Kontrol insanı güçlü ya da iyi yapmaz sadece suçluyu beslemek için masumdan çalar."
Merhaba kitap dostlarım.Elimden bırakamadığım bir kitabın incelemesi ile geldim.Çok sevdiğim yayınevlerinden biri olan her kitabına kalbimi bıraktığım @arkadya_kitap yine muhteşem bir eseri okuyucusu ile buluşturmuş.Kitap gerçek bir olaydan yola çıkılarak(Naziler Dönemi) yazılmış dram yüklü ve inanılmaz bir tarihi kurgusu var.
Yazarın güçlü,cesur,akıcı ve sürükleyici anlatımıyla okuyucuya sunulmuş eser.
Kitabın kahramanları ikiz olan Nora ve Arina Tabor kardeşler.Eserin konusu yürek burkan,dokunaklı ama bir o kadar da insanın içini ısıtan sevgi dolu bir kardeşlik bağını anlatıyor. Nora ve Arina 15 yaşına kadar Macaristan'da ebeveynleriyle mutlu bir çocukluk yaşıyorlar, ne var ki takvimler 1944'ü gösterdiğinde Auschwitz'e gitmek zorunda kalıyorlar, trenden indikleri andan itibaren hayatları alt üst oluyor. İkizler anne babalarından ayrılmak zorunda kalıyorlar.Josef Mengele denen bir SS doktoru ikizleri yanlarına çağırıyor, bu doktor Yahudi çocukları üzerinde bir takım deneyler yapıyor.Kendine doktor etiketi verilmiş Mengele'nin yaptığı deneyler insanlık dışı,vahşice ve korkunçtu
Kitap Nora ve Arina'nın bakış açılarıyla dönüşümlü olarak anlatılıyor.15-17 yaş arası 2 yıl sürecek esaret, vahşilik ve her türlü işkenceye rağmen ayakta kalmaları,güçlü olmaları beni çok etkiledi.Nora, Arina'ya göre daha zor durumlardan geçiyor çünkü Nora kekeme olarak doğmuş ve doktor Mengele onu daha da kötüleştirecek acımasız deneyler yapmıştır üzerinde.Arina bir şekilde kendini ABD'de buluyor ve kız kardeşi Nora ile yeniden bir araya gelmek için uğraşıyor, Nora ise