Y

25. Allah'ın Lutfu Ve Rahmetinin Genişliği
Yine Ebû Zerr radıyallahu anh'dan; Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in ashabından birtakım kimseler ona şöyle dediler: "Ey Allah'ın Rasûlü, servet sahipleri ecirleri alıp gittiler. Bizim kıldığımız gibi namaz kılıyorlar, bizim tuttuğumuz gibi oruç tutuyorlar, üstelik mallarının fazlalıklarından da sadaka veriyorlar?" Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Allah sizin için de sadaka olarak birtakım şeyleri takdir etmemiş midir? Şüphesiz her tesbih karşılığında bir sadaka (mükafatı) vardır, her tekbir karşılığında bir sadaka (mükafatı) vardır, her tahmid (elhamdülillah demek) karşılığında bir sadaka (mükafatı) vardır, her tehlil (lâ ilahe illallah demek) karşılığında bir sadaka (ecri) vardır, her iyiliği emretme karşılığında bir sadaka (mükafatı) vardır, her münkerden alıkoyma karşılığında bir sadaka (ecri) vardır. Hatta sizden herhangi bir kimsenin (eşiyle) cimâında da bir sadaka (mükafatı) vardır." Ashab, "Ey Allah'ın Rasulü, bizden herhangi bir kimse, kendi arzusunun gereğini yerine getirdiği halde onun için mükâfat söz konusu olur mu?" deyince de şöyle buyurdu: "Bana söyleyiniz, eğer o bu arzusunu haram yoldan karşılayacak olursa onun için vebal söz konusu olur mu? İşte arzusunu helâl yoldan yerine getirdiği takdirde de onun için ecir söz konusu olur." (Müslim)
Sayfa 75·Kitabı okudu
Din
Reklam
24. Yüce Allah'ın Lütufları
Ebû Zerr el-Gıfâri radıyallahu anh'dan; o, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'in (aziz ve celil olan Rabbinden) şöyle buyurduğunu rivayet etti: "Kullarım, gerçekten Ben zulmü kendime haram kıldım. Onu aranızda da haram kıldım. O halde birbirinize zulmetmeyin. Kullarım, hepiniz dalâlettesiniz, kendisine hidâyet verdiğim müstesna. Benden hidayet dileyin, ben de sizi doğru yola ileteyim. Kullarım, hepiniz açsınız, Benim yedirdiklerim müstesna; Benden yedirmemi isteyin, Ben de size yedireyim. Kullarım, hepiniz çıplaksınız, Benim giydirdiklerim müstesna; Benden giydirmemi isteyin, Ben de sizi giydireyim. Kullarım, hepiniz gece gündüz günah işlemektesiniz, Ben de bütün günahları bağışlarım; Benden mağfiret dileyin, Ben de günahlarınızı bağışlayayım. Kullarım, sizler asla Bana zarar veremezsiniz ki, Bana zarar ver meniz söz konusu olabilsin. Asla bana fayda ulaştıramazsınız ki, Bana fayda vermeniz söz konusu olsun. Kullarım, ilkinizle sonunuzla, cininizle insanınızla aranızdan en muttaki olan bir kişinin kalbi gibi takva üzere olsanız, bu dahi Benim mülküme hiçbir şey ilave etmez. Kullarım, ilkinizle sonunuzla, insanınızla cininizle aranızdan en günahkâr olan kimsenin kalbi üzere bulunsanız, bu dahi Benim mülkümden hiçbir şey eksiltmez. Kullarım, ilkinizle sonunuzla, insanınızla cininizle hep birlikte bir tümsekte toplansanız, hepiniz Benden dilekte bulunsanız, Ben de her insana dileğini verecek olsam, bu, Benim yanımdaki şeylerden ancak iğnenin denize sokulduğu (veya çıkarıldığı) vakit eksilttiği kadar bir şey eksiltir. Kullarım, ne yaparsanız onlar sizin amellerinizdir. Ben sizin için onları sayıp tesbit ediyorum. Sonra da onları size eksiksiz vereceğim. Her kim hayır bulursa, bundan dolayı Allah'a hamdetsin. Her kim bundan başka bir şeyle karşılaşırsa
Sayfa 70·Kitabı okudu
Din
23. Her Hayır Bir Sadakadır
Ebû Mâlik el-Hâris b. Asım el-Eş'arî radıyallahu anh dedi ki: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Taharet, imanın yarısıdır. Elhamdülillah, mizanı doldurur. Subhanallah ve elhamdülillah (demek), gökle yer arasını doldurur. Namaz bir nurdur. Sadaka bir burhandır. Sabır bir ziyadır. Kur'ân ise lehine veya aleyhine bir delildir. Bütün insanlar sabahleyin giderler. Kimisi nefsini satın alır, âzâd eder; kimisi de onu helake götürür." (Müslim)
Sayfa 65·Kitabı okudu
Din
22. Cennete Giden Yol
Ebû Abdullah Câbir b. Abdullah el-Ensâri radıyallahu anhuma'dan: Bir adam, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'e dedi ki: "Farz olan namazları kılsam, Ramazan orucunu tutsam, helâli helâl bilip haramı haram bilsem, bunlara riayet etsem ve bunlara bir şey ilave etmesem ne dersin, Cennet'e girer miyim?" O da "Evet" diye buyurdu. (Müslim)
Sayfa 63·Kitabı okudu
Din
Ebû Amr (Ebû Amra) Süfyân b. Abdullah radıyallahu anh dedi ki: "Ey Allah'ın Rasulü, İslam'a dair bana öyle bir söz söyle ki, bu hususta senden başka kimseye soru sormayayım." Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: ""Allah'a iman ettim.' de, sonra da dosdoğru ol." (Müslim)
Sayfa 61·Kitabı okudu
Din
Reklam