Zorluklar ve acılar, senin bütün olma yolunda geçireceğin sınavlardır. Bunun farkına vardığında, yaşamın kendisi insanın öğretmeni olacaktır. Her kriz, her düşüş ve her zorluk hem kusursuz, hem de eşsizdir.
“Dünyayı iyileştirmek, kendini iyileştirmektir. Dünyayı senin dünya görüşün yaratır. Bu sana son derece karmaşık, saçma, hatta tümüyle mantıksız gelebilir, ama dünya tam da senin düşlediğin gibidir. Onu sen hasta ediyorsun. Onu harap eden tüm çatışmaların, felaketlerin, açlığın ve işlenen suçların tek sorumlusu sadece sensin. Sen özünle yeniden bir bütün olduğunda, dünya ebediyen iyileşecektir!"
İnsanlığı eğitmek için her bir bireyin ve her bir hücrenin içinde yeni bir vizyon açılması gerekir. Kendi yazgısına başkaldırabilmesi ve içimize işlemiş, dışarıdan alınacak bir şeyle beslenebileceğimize ve bizi iyileştirebilecek şeyin de yine dışarıdan sağlanacağına olan köklü inançlarımız gibi, içimizde yer eden her bir kötülüğü kökünden tutup çıkarmak üzere mücadeleye girişmek gerekir.
Kendinizi gözlemleyin! Kendinizi titizlikle irdeleyin! Varlığınızın en karanlık köşelerine kadar girin! Her türlü şüphe ve korkunuza, içinizde yükselmeye başladığı anda sınır koyun. Gerekirse kendinize karşı zor kullanın. Kendinize mutluluk, huzur ve netlik yükleyin. Dışınızdaki dünyanın koşulları sizi mutsuz edemez, ama sizin mutsuzluğunuz dünyadaki tüm sefaletlerin kaynağını yaratır. Yoksunluk aklın bir hastalığıdır!