Hoş geldin ey zamanın en merhametli misafiri…
Kapımıza bereket, kalbimize sükûnet, ruhumuza istikamet getiren ay…
Ramazan; açlığın değil, fark edişin adıdır.
İnsanın kendine yakalanmasıdır.
Gün boyu susturduğumuz mide değil, aslında taşan nefsimizdir.
Bu ayda sofralar küçülür, kalpler büyür.
Saatler yavaşlar, vicdan konuşur.
Bir hurma, bir yudum su ve edilen bir dua…
Bazen insanın bütün hayatını toparlamaya yeter.
Kırgınlıklar erisin, kibir yorulsun, kalp hatırlasın:
Biz bu dünyaya tüketmek için değil, anlamak için gönderildik.
Şimdi içimize dönme vakti…
Az konuşup çok hissetme, az sahip olup çok şükretme vakti…
Ve belki de en önemlisi;
Her akşam ezanında sadece orucumuzu değil, yüklerimizi de açma vakti.
Ramazan’ımız mübarek, kalbimiz aydınlık, yolumuz bereket olsun.