Ortada yarım kalmış bir aşk hikayesi mi yoksa söylenememiş bir cümle mi vardı? İnsan bazen hissettiklerini içindeki yazıcıya yazdıramıyordu. Varlığını bile hatırlamadığım resimler, cümleler nerede saklandıklarını bilmediğim bir yerden fırlıyorlardı. İçlerinde okumaya cesaret edemeyeceğim cümleler olduğu gibi yukarı çıktıkça içimi okşayan fotoğraflar da vardı.
Bir Kızılderili atasözü der ki: "Benim hayatımı yargılamadan önce benim ayakkabılarımı giy ve benim geçtiğim yollardan, sokaklardan geç. Benim takıldığım taşlara takıl yeniden ayağa kalk ve aynı yolu tekrar git benim gittiğim gibi anca o zaman beni yargılayabilirsin."